$ 1,51 € 1,97  ANASAYFA YAZARLAR EKONOMİ GÜNDEM SİYASET SPOR ŞEHİR  

Bugünkü Gazete





051121
242944

071320
3132+12

0617182627
2830313234
4049515253
5763697172
7476

   Günün İçinden

Yanıt bekleyen sorular

Bir yerel gazete geçen hafta bir haber yaptı. Haberin manşeti ve içeriğindeki bir bölüm, yenilir yutulur gibi değil!

TOKİ, Konut değil, mezar satıyor!”


Haberin içeriğinde, bu cümle açıklanmış;


“TOKİ inşaatlarının denetimden uzak olduğu,”


“İnşaatlarda kullanılan betonun ve demirin istenilen kalitede olmadığı,” ifade edilmiş!


Ben, TOKİ inşaatlarında kullanılan malzemelerin ve işçiliklerin oldukça kötü olduğunu, daire satın alanların sıva, boya badana, doğrama, döşeme, dolaplar ve tesisat malzemelerini yeniden yaptırmak zorunda kaldıklarını, neredeyse daireye ödedikleri para kadar daha harcama yaptıklarını biliyorum.


Benim gördüğüm ve bahsettiğim, söz konusu inşaatların ince işleridir.


Bir inşaatın ince işlerinde de kalitesizlik olmamalıdır.


Ancak, eğer bir “kamu inşaatında” ince işlerde kalitesizlik varsa, bunun adı kibar tabirle “haksız kazanç”, kaba tabirle “hırsızlıktır.


Bu fiil bir suçtur tabiî ki, ancak bu suçun sonucunda sadece maddi kayıp söz konusudur.


Ancak;


Binaların taşıyıcı sistemini oluşturan temel, kolon, kiriş ve döşemelerde kullanılan betonda ve demirde bir kalitesizlik, eksik malzeme kullanımı söz konusuysa durum farklı hale gelmektedir!


Bu kapsamdaki fiiller, binaların güvenliği ile ilgili olup, mal ve can güvenliğini ilgilendiren hususlardır.


Bile, bile,  bir binanın güvenliğinin tehlikeye atılmasına sebep olacak beton ve demir  kalitesinin düşürülmesi, veya bu malzemelerin eksiltilmesinin, sadece haksız kazanç temini olarak düşünülmesi, ve geçiştirilmesi mümkün değildir!


Beton ve demir kalitesinin düşürülmesi  veya bu malzemelerin eksik kullanılması bina güvenliğini tehlikeye düşürür, ki, bunun neticesinin nelere mal olacağını biliyoruz!


Yaşadığımız depremlerde bunu açık bir şekilde gördük!


Mal ve can kayıpları!


Şimdi; TOKİ inşaatları ile ilgili, bu kapsamda son derece ciddi, son derece ağır bir iddia, çok ağır bir itham var!


Bu iddia, bu itham kesinlikle açıklığa kavuşmalıdır.


Gazetedeki iddia ve itham, insanın aklına şu ihtimalleri getiriyor;


Yani bu binalarda projeye ve yönetmeliklere aykırı şekilde C20 betonu yerine C18, veya C16, hatta daha düşük kalitede beton mu kullanılmış?


Kalitesi düşük veya eksik demir mi kullanılmış?


İddialar ve ithamlar, mutlaka incelenmeli, açıklığa kavuşturulmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır!


İlgili kesimlerin güven duyacağı yetkin bir teknik heyet görevlendirilmeli ve bu heyetin yapacağı testler ve incelemeler neticesinde düzenlenecek raporla durum mutlaka açıklığa kavuşturulmalı ve çıkacak sonuçlar kamuoyuna açıklanmalıdır.


Görevlendirilecek teknik heyetin, mutlaka, üniversite ve İMO kapsamında oluşması gerektiğini de belirtmeliyim!


Yapılacak testler ve teknik incelemeler neticesinde hazırlanacak rapora göre;


Eğer söylenenler doğru ise; hem devam eden inşaatlarda, hem de bitmiş ve kullanılmakta olan binalarda bu eksiklik bir şekilde giderilerek binalar güvenli hale getirilmelidir.


Yok, söylenenler doğru değilse; TOKİ, İnşaatların Müteahhitleri, bu inşaatlara beton satan beton şirketleri ve bu inşaatların denetiminden sorumlu müşavir şirketler temize çıkmalı, aklanmalıdır.


Kullanılan binalarda oturan maliklerin durumu da çok önemli, ben hepsinin bu haberden sonra tedirginlik içinde olduklarından eminim.


Bu meselenin geçiştirilmeye kalkılması, özellikle daire sahipleri açısından bir eziyet olacaktır.


Ve; TOKİ, İnşaatların Müteahhitleri, bu inşaatlara beton satan beton şirketleri, ve inşaatların denetiminden sorumlu olan müşavir şirketler, üzerlerindeki ağır ithamı kabullenmiş olacaklar, ve üzerlerinde taşıyacaklardır!


Aynı gazetede ertesi gün, TOKİ Müteahhitlerinin, artan malzeme fiyatları nedeniyle yaşadıkları sıkıntılarla ilgili beyanatları vardı!


Ben iyi niyetle, kendilerine yöneltilen suçlamayı algılayamadıklarını veya kendileriyle ilgili suçlamadan haberleri olamadan bu beyanatların verildiğini düşünmek istiyorum!


Aksi halde, bir gün önce kendilerine yöneltilen bu kadar ağır bir suçlama ve itham ortada dururken, onların, yok fiyat artışları, yok fiyat farkı kararnamesi, yok bilmem ne gibi, alakasız, daha doğrusu kazançlarıyla, ya da zararlarıyla ilgili konulardan bahsetmeleri, doğru söylemek gerekirse, “konuyu saptırma”, ve “pişkinlik” tir!


Konunun Valiliğe aksettirildiği belirtilmiş.


Valilik makamı, hiç şüphem yok, konuyu ciddiyetle takip edecektir.


Ve iddianın doğru mu, yanlış mı olduğu ortaya çıkacaktır.


Ben bu sürecin hızlı işletilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum.


Çünkü şehrimizde TOKİ’ nin yaptığı çok sayıda bina ve bu binalarda oturan çok sayıda vatandaşımız var.


Konunun mümkün olan en kısa zamanda açıklığa kavuşması özellikle onlar açısından önem arz etmektedir.


O zamana kadar sabırsızlıkla bekleyeceğiz!


Ve ben de bekliyorum!


 


yazan :Adem ÖZDEMİR

  



     Kullanıcı Yorumları
Not: yorumlar kullanıcı görüşlerini yansıtmaktadır.
Kent Gazetesi yazılan yorumlarla ilgili hiç bir sorumluluk kabul etmez.




  Yazarlarımız
Fatma Sibel YÜKSEK
Konuşun Yaşar Bey!


Adem ÖZDEMİR
BursaRay C Etabı'ndaki değişiklik doğru mu?


Erhan Cem ÖZTÜRK
Saadet Partisi nereye gidiyor.


Yusuf KOTAMAN
İnegöl son olur mu?



     Tüm yazarları göster

Günün Sözlü

  Spor
Stat göz kamaştırıyor
Avrupa kupaları ve yeni sezona yetiştirilmeye çalışılan Atatürk Stadyumu yeni görüntüsü ile göz kamaştırı
Yeni golcü Nunez
Yeşil Beyazlılar, Independiente'de forma giyen 25 yaşındaki golcü Leonel Nunez ile anlaşma zemini hazırlı
Kumla'ya dev
Turkcell Süper Lig'i şampiyon olarak tamamlayan Bursaspor'un simgesi ?Timsah?ın heykeli, Gemlik'in Küçü

  Hava Durumu
Bursa
 İstanbul
 
Ankara
 
İzmir 

Copyright © 2008 Kent Gazetesi tüm hakları saklıdır - tasarım &kodlama dijitalyaşam