Bir yanlış anlaşılma olmasın diye söze böyle girdim. Türkiye’de kavga yaratacak bir kelime olan Yogi, ecnebi illerde makbul bir karaktere işaret ediyor…
Ayılardan öğreti beklediğimizi sanmayınız yani…
Bir Hintli yoginin haberi düştü ajanslara…
İddiaya göre, 83 yaşındaki, Prahlad Jani adlı Hintli, tam yetmiş yıldır bırakın bir şeyler yemeyi su bile içmediği için doktorlar tarafından gözlem altına alınmış.
Gujarat eyaletinde yaşayan yogi, çocukluğunda bir Tanrıça tarafından takdis edildiğinden bu yana hiçbir şey yiyip içmediğini söylüyormuş.
Yoginin hastaneye yatırıldıktan sonra ağzına bir damla su almadığı, bir şey yemediği, bu nedenle tuvalete de gitmediği söyleniyor.
Yoganın içerisinde, solunum, hareket, gevşeme, meditasyon var kabul ama bir insan yetmiş yıl hiçbir şey yiyip içmeden durabilir mi?
Bu iddianın tıbben elle tutar yanının olmaması bir yana, haberde asıl şaşırtıcı olan yogi dedeyi gözlem altına alan yetkililerin söyledikleri…
İddiayı kanıtlamak için yoginin her anını kayıt altına alan Savunma Bakanlığı’na bağlı birimin müdürü, tahlil sonuçlarının, doğal afetlerde veya Ay ve Mars’a seyahat gibi uzun uzay seferlerinde hayatta kalma stratejisi hazırlanmasına katkıda bulunabileceğini söylemiş.
Uzaya aç karınla nasıl gidilir, nasıl dönülür, yogi öğretisi sayesinde insanlık büyük bir adım daha atacak…
Açlıkla terbiye edeceksin nefsini ki Mars’a giderken miden zil çalmasın, şen şakrak dönebilesin…
Döndüğünde önüne Urfa Kebap konulduğunda “Sağolun karnım tok. 35 yıl önce bişeyler atıştırdıydım. Tıkadı” diyebilesin…
Yoginin öğretisi hakkındaki habere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilgi gösterebilir…
Doğruluğu halinde kesin kalkınırız..
Önermesi benden…
Obama da aldatmış!
Haber son derece ilginç:
Amerikan Başkanı Obama’nın altı yıl önceki senato seçimlerinde eşini aldattığı, kaçamağın gizli kameralara yakalandığı öne sürüldü. Obama’nın Afrika kökenli 29 yaşındaki Vera ile bir gece geçirdiği iddiası Amerikan basınında da yer aldı. Başkan’ın eşi henüz bu iddiaya bir yorum yapmadı.
Tam başkanlık sistemi memleketimde tartışılırken Obama’nın yediği halt pek de şık durmadı doğrusu.
Obama’nın sloganı “Yes we can” her alanda geçerli ve sanki gelmiş geçmiş tüm Amerika başkanların ağzından çıkıyor gibi…
Türkiye “Küçük Amerika” olduğu iddiasındaysa ilerde bizim başkanların da ufak tefek naneler yemesi gerekiyor otomatikman…
E bu da bize uymaz…
Başkanlık sistemi Türk aile yapısına terstir baba erenler…
Bizim Hitler İnönü müydü?
Anayasa değişikliği mücadelesinde girilen polemikler son derece renkli cereyan ediyor.
İşte Başbakan Erdoğan’ın son sözleri:
“Sayın Baykal anayasa değişikliği ile her yerde mücadele edileceğini söylerken son derece münasebetsiz bir şekilde Churchill ve Hitler örneğini veriyor. Eğer illa Hitler'e benzetecek bir siyasi figür arıyorsa kendi genel merkezlerindeki eski genel başkan fotoğraflarına baksınlar. Orada Führer'e özenip kendisine Milli Şef dedirtmiş genel başkanlarının Hitlervari bıyıklarının altından kendilerine gülümsediğini görecekler.”
Milli Şef herhalde İnönü’nün icraatı dolayısıyla verilmiş bir sıfat değil…
Haksızlık etmesin kimse… Kimseyi gaz odalarına göndermedi bizim Milli Şef…
Zaten Milli Şef unvanı o zamanlar alaya dahi alındı…
Anadolu'da, İsmet Paşa'ya kulağındaki işitme cihazına binaen Milli Şef yerine "Pilli Şef" dendiğini de okumuştum.
Hitler’e biri benzer sıfat taksaydı anında anti-bakteriyel sabun olur muydu olmaz mıydı?
‘Milli Şef” unvanı özentidir ama Milli Şef’in tavsiyesiyle sistematik kıyıma uğrayıp dünyası değişen kimse bulunmamaktadır.
yazan :Vedat ASLAN