Toplantıda konuşan Vali Harput, göreve ilk geldiği günden itibaren söylediği bir cümleyi yineledi. Bursa’nın turizm merkezi olacağını iddia eden Harput’un bu dileğinin gerçekleşmesini o kadar gönülden istiyoruz ki eğer böyle bir şey gerçekleşirse Bursa’nın Vali Harput’un hakkını ne yapsa ödeyemeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Termal turizm, Bursa’nın çok eski zamanlarından itibaren kendi öz kaynaklarında yer alan ancak yeterince iyi kullanamadığı bir sektör. Bu şehirde termal turizm ve kaplıca turizmi adına açılmış çok sayıda işletme mevcut. Türkiye çapında da adı duyulmuş birkaç ilden birisi Bursa. Kaplıcaları ve termali çok övülen, yakın illerden de çok sayıda vatandaşın mutlaka uğradığı bir kaplıca potansiyelimiz var.
Son yıllarda Vali Harput’un da göreve gelmesinin ardından bir kez daha gündeme gelen ve tanınırlığı artan bu sektör için neler yapılması gerektiğini bir kez daha konuşmak için yapılmış bu Çalıştay. Konunun muhatapları da neler yapılması gerektiğini ve hangi konulara ağırlık verilmesi gerektiğini tek tek Vali’ye sunuyorlar hazırladıkları raporlarda.
Valimiz ise Bursa’da son 2 buçuk yıldan beri kendisi ve kurmayları tarafından defalarca söylene söylene milletin kafasında yer edinen termal turizm konusuna eğilmek ve bu sektördeki pastadan paylarını alabilmek için çalışmalar yapacaklarını söylüyor. 10 yıl içerisinde 10 trilyonluk bir pastanın oluşacağını da vurgulamadan edemiyor.
Çünkü ne kadar büyük bir sektörden bahsedildiğini herkes daha iyi anlasın istiyor.
Gerçekten de inanılmaz büyük bir pasta. Kaplıcası ve termal suyu zaten var olan Bursa’nın konaklama ve diğer sorunlarını halletmesi durumunda 10 yıl sonraki turizm potansiyeli ve gelirlerini düşündükçe Valimizin Bursa’ya yaptığı iyiliği anlamamak ve uyarılarını dikkate almamak ihanet olur bu şehre.
Şimdi buraya kadar yapılanlar ve yapılmak istenenlerden yana bir kaygımız yok. Her şey ve herkes Bursa’nın termal turizm sektöründe daha çok söz sahibi ve kazananı olması için çalışmak istiyor.
Elini taşın altına koyabilecek olanlar toplanmış ve neler yapılması gerektiğini konuşuyorlar. Tablo gerçekten de çok güzel. Gelecek adına umut verici ve gururlandırıcı uğraşlar bunlar. Ancak benim aklıma şu soru geliyor. 2007 yılında Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı Turizm Eylem Planı içerisinde yer alan ve Türkiye’nin 4 turizm bölgesinden biri olan Bursa için neler yapılacağının artık tespit edilmesi ve biran önce harekete geçilmesi gerekmiyor muydu?
En azından şimdiye kadar hareket planının belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmaların başlatılması lazımdı. Yine turizm bölgeleri arasında yer alan ve Bakanlığın raporunda Frigya olarak tespit edilen Afyon ve civarında büyük yatırımlar başlamanın ötesinde bitme aşamasına geldi.
Bölgede inşa edilen 5 yıldızlı termal oteller ile hem konaklama hem de turizm sorunu çoktan aşıldı. Afyon artık 2012 yılında yurt dışından gelecek turist misafirlerini bekliyor. Üstelik bu bekleme ‘Allah izin verirse gelirler’ cinsinden bir bekleme değil. Yurt dışındaki hastaneler ile yapılan görüşmeler sonuçlandırıldı ve bu hastaneler ile yapılan anlaşmalar neticesinde 2012 yılında hastalar Afyon termal otellerine gönderilecek tedavi amacıyla.
Yer konusu, tedavi sorunu, ücret konusu hepsi ama hepsi aşıldı. Tüm anlaşmalar yapıldı. Geriye sadece 2012 yılını beklemek kaldı. Üstelik şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ülkemizin vatandaşları da bu termal yatırımlara hayli ilgi gösteriyor. Tabi bölge turizmcileri de bu potansiyeli gözünden kaçırmamış. Yeni yatırımları hayata geçirmeye hazırlanıyor.
Dönelim bizim gözbebeğimiz Bursa’ya. Ne demiştik. Valimiz öncülüğünde sektör temsilcileri toplanmış termal turizmle ilgili neler yapılacağını tartışıyorlar. Hangi sorunları yaşadıklarını tespit etmeye çalışıyorlar. Önce bunları aşacaklar. Sonra ne yapacaklarını kararlaştıracaklar. Daha sonra ise sıra iş yapmaya gelecek.
Millet tüm yatırımlarını tamamlamış. 2012 yılında ne kadar turist geleceğini hesaplarken, biz de önümüzde hangi sorunların olduğunu düşüneduralım bakalım. Belki sorunları bir iki yıl içerisinde tespit ederiz de hangi yatırımları yapacağımıza gelir sıra. Yazımızın başlığında sorduğumuz soruya gelecek olursak eğer cevabımız şu olacak: Valimizin azmi ve gayreti ile bir yerlere gelebileceğiz belki ama ya Valimizin tayini çıkıp giderse ne olacak? Bekleyip göreceğiz işte hep birlikte.
yazan :Barış GÜLKAYA