BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, İnegöl ile Hatay'ın Dörtyol İlçesi'nde çıkan olaylarda Kürt esnafa, polis ve jandarma gözetiminde saldırı yapıldığını iddia etti.
Şırnak Belediyesi Düğün Salonu'nda düzenlenen toplantıda 12 Eylül'de yapılacak referandumu neden boykot edeceklerini anlatan Özçelik, boykot kararı ile Ak Parti'nin izlediği ‘ikiyüzlü' olarak nitelendirdiği politikanın açıkça bilinmesi ve ortaya çıkarılmasına yönelik olduğunu belirterek, “AK Parti olayları ters yüz etmede, karayı beyaz, beyazı kara göstermede, medyanın da desteği ile büyük bir maharet gösteriyor” dedi.
Anayasa taslağı konusunda siyasi partilerin isteklerini iletmediği konusunda Başbakan Erdoğan'ın gerçekleri söylemediğini öne süren Özçelik, “Taleplerimizi basının bilgisi dahilinde Ak Parti Genel Merkezi'nde, Ak Parti'ye götürdük. Fakat Recep Tayyip Erdoğan bundan 2 gün sonra kamuoyuna şu açıklamada bulundu. Dedi ki; ‘Biz parlamentoda grubu bulunan siyasi paritelerden anayasa taslağına ilişkin görüşler talep ettik. Ama hiçbir siyasi bize görüş vermedi.’ Bu çok açık bir yalandır” diye konuştu. Özçelik şöyle konuştu:
KARDEŞLİK LAFLARIYLA
BİZİ KANDIRAMAZSINIZ…
“Bursa İnegöl’de, tarihinden, yurdundan sürülmüş Kürt esnafa sivil faşistlerce saldırılar düzenleniyor. Bu polis ve jandarma gözetiminde yapılıyor. Yine aynı şekilde Hatay'ın Dörtyol İlçesi'ne bir şekilde gitmiş Kürtler'e jandarma ve polis gözetiminde linç girişiminde bulunuluyor. Bakın en demokratik bir yürüyüşte, en demokratik bir halk talebinde, polis ve jandarma bizim kitlemize gaz bombasıyla, sahici mermilerle, dipçikle, panzerle saldırıyor. Ama orada binlerce insan kendi günlük yaşamında olan insanlara saldırıda bulunuyor ve jandarmayla polis adeta onları koruyor. Bu Tayyip Erdoğan ve hükümetinin, İçişleri Bakanlığı'nın sorumluluğundadır. Bu onların maskelerinin düştüğünü gösteriyor. Bu şekilde saldırılarla bir arada yaşamanın koşullarını nasıl güçlendireceksiniz? Bu nasıl kardeşlik olacak? Demek ki siz bir arada yaşamak istemiyorsunuz. Bir arada yaşamak istemiyorsanız biz de artık çok fazla ısrarcı olmayacağız. Eğer birlikte yaşamak istiyorsak, eksiksiz eşitlik istiyoruz. Kardeşlik laflarıyla bizi kandıramazsınız.”