DOLAR 8,8689
EURO 10,474
ALTIN 499,223
BIST 1384,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 25°C
Parçalı Bulutlu

Carlos Drummond De Andrade

02.08.2021
A+
A-

Türkiye’nin popüler ile popülist arasında, hummalı bir gelgit yaşasa da, tercihini daha çok popülist olandan yana kullanan insanının; pembe dizileri, futbolu, sambasıyla ve sambanın dâhil olduğu eğlence dünyasıyla bildiğini sandığı Brezilya’nın; kültür, sanat ve edebiyat dünyasının, hummalı ya da hummasız gelgitle yüzgöz olmayan insanınca da yeterince tanındığını söylemek mümkün değildir.

Üzüm Festivali

Brezilya’nın resmi dili olan Portekizceden Türkçeye; bir elin parmaklarını geçemeyen hikâye ve daha çok roman çevrildiği, şiir söz konusu olunca da, ön planda oldukları düşünülen isimler dışındakiler bir kenara bırakıldıkları için, bu ülkenin poetik atmosferinden, Türkiye’nin biraz daha mürekkep yalamışları da nasiplenmemişlerdir.

Bu bağlamda sorunlu bir ortam olduğunun ve bu ortamın etkisizleştirilmesi gerektiğinin bilinciyle Cevat Çapan, Carlos Drummond De Andrade’nin kalburüstü şiirlerini, Dünyayı Taşıyor Omuzlarım üst ve Seçme Şiirler alt başlığıyla bir araya getirmiştir.

2008 yılında, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabın şairi Andrade, 31 Ekim 1902’de, Brezilya’nın Minas Gerais eyaletine bağlı küçük bir madenci kasabası olan Itabira’da dünyaya gelmiştir.

Gözlerini hayata açtığı yeri ve o yerin emekçilerinin yaşantılarını dizelerine taşıyan Andrade, Latin Amerika’da başını özellikle Pablo Neruda’nın çektiği Toplumcu- Gerçekçi  söylemle dirsek teması gerçekleştirmişse de kendisini, yenilerken alttan alta eleştiren bir dil kurması, bu söyleme saplanıp kalmasını engellemiştir.

Eğitim ve öğretim merdiveninin basamaklarını çıkarken yaşadığı uyumsuzluğu şiirlerinde de yayan, yansıtan Andrade, konformizmi elinin tersiyle her daim iten bir şiirin izini sürmüştür.

Dünya edebiyatını yakın takibe alan Andrade, Fransa özelinde Avrupa’da etkisini hissettiren Parnasizmden sadece, dili estetize etme çabasını almıştır.

Ülkesinin sadece şiir geleneğini değil, gündelik pratiğe, bu pratiğin uzantısı olarak tıka basa yaşanan ilişkilerdeki ilişkisizliğe yüklediği anlamı da sorgulamayı hedefleyen Andrade, Toplumcu- Gerçekçi söylemle yetinildiğinde estetiğin hasıraltı edileceğinin bilinciyle, bir taraftan sesinin perdesini yükseltirken, bir taraftan da dilini estetiğin toprağında bereketlendirmeyi ihmal etmemiştir.

Roman ve hikâye de kaleme alan, her şiirinde aynı zamanda bir hikâye anlatan Andrade’nin hem teatral, hem de sinematografik olan dilinin; yaşantısına bir şiiri aracılığıyla şapka çıkardığı Charlie Chaplin’le bağ kurması, estetize edilmiş Toplumcu- Gerçekçi söyleminin oturduğu yerin sarsılmamasını sağlamıştır.

Chaplin’in otoriter ve doktriner kişilere yüklenirken bu özellikleri araç olarak kullanmasından etkilenen Andrade’nin dili, Toplumcu- Gerçekçi söyleminden estetik ayrılmadığı, kadınla erkek arasındaki diyaloğun niçin sıklıkla monoloğa evrildiğini sorgularken de şiirin sınırlarını konformizm belirleyemediği için, eril ya da dişil dille halleşmeye kalkışmamış, bu yüzden de erkek dışında kadının da tarafını tutmak için çaba harcamamıştır. Onu bu bağlamda öncelikle insani realite ilgilendirmiştir.

Tarihi konumlandırırken sorun yaşamamasını da olgunlaştırdığı söylemine borçlu olan, prehistorik dönemle, sorgulamayı unutmadan bağ kuran Andrade; yirminci yüzyılın realitesinin bu dönem ele alınarak anlaşılabileceğini gözler önüne sererek ülkesinin bu bağlamda da, yeni bir sayfa açması gerektiğini vurgulamıştır.

Ağırlığını umursamayarak, omuzlarında dünyayı taşımaktan bıkmayan ve 17 Ağustos 1987’de bu dünyadan göçerken sırayı, sadece Brezilya’da değil, dünyanın neresinde ikâmet ederlerse etsinler, okurlarına bırakan Carlos Drummond De Andrade’yi Cevat Çapan sayesinde Türkçe okuyan Türkiye insanının onun; ırkçılığa ve onun makyajlanmışı milliyetçiliğe de icazet vermeyen dünya insanlarını çoğaltmak adına kat ettiği mesafeyi, gözlemlemeleri için vakit henüz gecikmiş değildir.

TETRİS GÜVENLİK
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

betmarino aresbet betnano asyabahis mroyun bahigo mobilbahis bets10 imajbet betper