DOLAR8,1784
EURO9,8333
ALTIN469,67
BIST1340,91
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 18°C
Gök Gürültülü
Kent Gazetesi

Erbakan Hoca’nın ardından… 2

01.03.2021
A+
A-

Erbakan’ın ardından rahmetle anmaya ve anlamaya devam ediyoruz.

1980 ihtilali olmuştu.

12 Eylül’de bir süre İzmir Uzunada’da gözaltında tutuldu. 15 Ekim 1980’de 21 MSP yöneticisiyle birlikte ‘MSP’yi illegal bir cemiyete dönüştürmek ve laikliğe aykırı davranmak’ suçlamasıyla tutuklandı. 24 Temmuz 1981’de serbest bırakıldı. 1983’te hakkında verilen hüküm Askeri Yargıtay’ca bozulduktan sonra beraat etti.

1982 Anayasası gereğince 10 yıl siyaset yapma yasağı aldı. 6 Eylül 1987 halk oylamasıyla yasakların kaldırılmasıyla tekrar siyasete döndü. 11 Ekim 1987’de Refah Partisi Genel Başkanı seçildi. Refah Partisi’nin Milliyetçi Harekat Partisi (MHP) ve Islahatçı Demokrasi Partisi’yle (IDP) ittifak kurduğu 1991 seçimlerinde Konya’dan milletvekili seçildi.

Milli Görüş Hareketi’nin tarihindeki en büyük başarıyı elde ettiği 1995 seçimlerinde Refah Partisi, aldığı yüzde 21,37 oy oranı ve kazandığı 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Doğru Yol Partisi (DYP) ile Anavatan Partisi (ANAP) arasında kurulan kısa ömürlü koalisyon hükümetinin istifasından sonra DYP ile kurduğu REFAH-YOL hükümetinde, 28 Haziran 1996’da Erbakan başbakan olarak göreve başladı. Koalisyon hükümeti başbakanı olarak görevde olduğu 1996-1997 arası 1 yıllık dönemde Türkiye ekonomisi %7,5 oranında büyümüş ve Türkiye’nin GSMH’si Dünya toplamının binde 11,96’sınden binde 12,37’sine yükselmişti. Yaptığı reformlar arasında, kamu kuruluşları arasında havuz sisteminin kurulması ve gelişmekte olan halkın çoğunluğu Müslüman ülkelerden 8 tanesini biraya getiren D8 oluşumunu sayabiliriz. Denk bütçe ve havuz sistemi (kamu tek hesabı) ile büyük bir başarı da elde edilmişti. Hortumlar rantiyecilerden kesilerek kaynaklar milletimize aktarılmıştı.

Şer güçlerin kurduğu “5’li çete” ile, “post-modern darbe” olarak adlandırılan 28 Şubat Süreci Erbakan’ı istifa etmeye zorlasa da bu teşebbüs ilk etapta başarıya ulaşamamıştı. Koalisyon 30 Haziran 1997’ye kadar devam etmişti. 21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, “yasadışı bazı eylemlerin odağı olmaya başladığı ve bazı üyelerinin laik rejimi hedef alan girişimleri” nedeniyle Refah Partisi’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açtı. Başsavcı Vural Savaş, dava ile ilgili yaptığı açıklamada partinin “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiğini ve ülkeyi giderek bir iç savaş ortamına sürüklediğini” belirtti. Dava devam ederken Erbakan, başbakanlık görevini Tansu Çiller’e devretmek amacıyla 18 Haziran 1997’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e istifasını sundu.

Açılan kapatma davası sonunda Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 1998’de Refah Partisi’nin kapatılmasına ve aralarında Erbakan’ın da olduğu 6 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesine karar verdi. Refah Partisi’nin kapatılma kararından bir ay önce Milli Görüş çizgisindeki Fazilet Partisi kuruldu, partinin başına önce İsmail Alptekin, ardından da M. Recai Kutan getirildi.

17 Ekim 2010’da Saadet Partisi’nin genel başkanlığına seçildi. Sağlık durumu giderek kötüleştiği halde vefat ettiği güne dek kurmaylarıyla ülke meseleleri hakkında görüşmelerine devam etmişti.

19 Ocak 2011’de ayağında nükseden damar iltihabı rahatsızlığı sebebiyle hastanede yoğun bakım altına alınarak bir süre tedavi görerek taburcu edilmesinin ardından, daha sonra solunum ve kalp yetmezliği rahatsızlığı sebebiyle kaldırıldığı Ankara’da Güven Hastanesi’nde yoğun bakım altında uygulanan tüm tedavilere rağmen solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011 sabahı ahiret hayatı başlamış oluyordu.

Vasiyetine uygun olarak resmi devlet töreni tertip edilmemişti. 1 Mart 2011 Salı günü önce Ankara’da Hacı Bayram Camii’nde sabah namazına müteakip cenaze namazı kılındıktan sonra, naşı İstanbul’a getirilerek öğlen namazını müteakip Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Zeytinburnu Merkezefendi Mezarlığı’na hareket edilmişti. Mezarına, Türkiye’nin illerinden getirilen topraklarla birlikte Kudüs, KKTC ve Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç’in mezarından getirilen topraklar serpilmişti.

Cenazesi mahşeri bir kalabalık eşliğinde devlet töreni yapılmadığından dolayı da devlet erkanının, generallerin Milli Görüşçülerin yanı sıra 60 ülkeden cemaat ve İslami Hareket liderleri ile temsilcileri katılmış, cenaze namazı iki milyonu aşkın kişi tarafından kılınarak, naşı aile kabristanının da bulunduğu Merkezefendi Mezarlığı’na  ‘Mücahit Erbakan’ sloganları ve tekbirler eşliğinde dualarla defnedilmişti. Kabe başta olmakla beraber dünyanın bir çok ülkesinde selalar verilmiş gıyabi cenaze namazı da kılınmıştı.

Bütün yaşantısını Allah’ın rızası doğrultusunda geçirme gayretinde olmuştu. Tarihe damga vuran evrensel liderlerden olup 85 yıllık yaşamı boyunca “bütün insanların iki cihanda kurtuluşu için” çalışmalarda bulunmuştu.

Yakışır uğurlanmıştı, Mücahit Erbakan!

Allah rahmet eylesin.

 

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Mehmet Güdük dedi ki:

    ” Eyy Hasan, birgün seninde Hans’tan evvel beni anlayacağını gorecekmiym” diye gözü arkada Rahmeti Rahmana ulaştı İnşaallah.Mekani cennet olsun…

betmarinoaresbetbetnanoasyabahismroyunbahigomobilbahisbets10imajbetbetper