DOLAR 13,4947
EURO 15,2966
ALTIN 797,98
BIST 1910,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 1°C
Kar Yağışlı
Kent Gazetesi

Ernst İngmar Bergman-6

14.01.2022
A+
A-

Aynı yıl yönettiği Gycklarnasafton(Çıplak Geceler), hayallerin ve iç dünyaların izini takip etme derdiyle yanıp tutuşan bir çalışmadır.

Daire ve Dükkan Satış İhalesi

Metafor kullanmayı seven Bergman, sirk sahibi olan karakter aracılığıyla hakikat dâhil, her kavramla oynayan, daha doğrusu her kavramı simülasyona uğratan düzenekle hesaplaşma yolunda ilerlemiştir.

Kadın- erkek ilişkileri, kaderin rotasını takip etmeyle kadercilik arasındaki bıçak sırtı ayrım gibi mevzular, diğer sinema filmlerinde olduğu gibi yine başrolde yerlerini almışlardır.

Bu sinema filmiyle, Federico Fellini’yle ortak paydayı paylaştığının altını çizen Bergman, bir sene sonra çektiği Detregnarpåvårkärlek(Bir Aşk Dersi)’te, kadın- erkek ilişkisini mizahın nimetlerinden istifade ederek analize tâbi tutmaya girişmiştir.

Flimografisine hâkim ve vâkıf izleyici bu sinema filminde, diğer çalışmalarında olduğu gibi; André Gide, Franz Kafka, MarcelProust gibi edebiyatçıların; ilhamını nöroıpsikiyatriden alan psikanalizin kapısını aşındırmasından hareketle Sigmund Freud gibi teorisyenlerin etkilerini hissetmekle kalmamış, sıralanan isimlere EugéneIonesco’nun da eklendiğini idrak etmekte gecikmemiştir.

Modernizmin yaşattığı cinneti, absürde yaslanarak gözler önüne seren Ionesco’yu sözü edilen zincire ekleyen Bergman, diğer isimlerin de aslında öncelikle mizah yazarı olduklarını, sinemasını okuma meziyetine sahip izleyicisine anlatmıştır.

Ana karakterlerden birinin kadın hastalıkları doktoru olması, hemcinsleri kadar, karşı cinsleriyle de empatiyle sınırlandırılamayacak bağ kuran Bergman’ın cinsiyetçilikle mücadele etmekten bıkmayan bir yönetmen olduğunu belgelemiştir.

Sadece kadın veya erkeği değil, genel olarak insanı eli yüzü düzgün bir şekilde konumlandırmayı Zor Zanaat olarak gören Bergman, 1955 yılına kayıtlı Kvinnodröm(Kadın Düşleri)’de mizahtan kara mizaha geçmiş ve bu kez kadınlar arasındaki ilişki ve ilişkiden ayrı bir yerde durmayan çelişkilere ayna tutmuştur.

Moda fotoğrafçısı ve model olan karakterleri üzerinden Moda ve Demode Olmak sorunu üzerinde duran Bergman yine sözü edilen sorun dâhil birçok sorunu doğuran modernizmle hesaplaşma yolunda ilerlemiştir.

Bergman’ın bu ara dönem çalışmaları, 1960’tan itibaren izleyicisiyle buluşturacağı sinema filmlerini beslemiştir.

Sözü edilen yıl çektiği Djävulensöga (Şeytanın Gözü), groteski, bu türün inşacılarının dudaklarını uçuklatırcasına ters çevirerek merkeze oturturken, yine aşkı ve kadın- erkek ilişkisini irdelemeyi ihmal etmemiştir.

Cehennemden yeryüzüne gönderilen Don Juan karakteri, filmi yapısöküme uğratmayı kavramış izleyiciye ister istemez, hakkını PhilippeSollers’in teslim ettiği  Casanova ‘yı hatırlatacaktır.

Serdar RifatKırkoğlu’nunTürkçeye Hayran Olunası Kasanovabaşlığını yakıştırarak kazandırdığı kitabında Sollers, hem Casanova’nın  sanıldığı gibi bir karakter olmadığını, hem de olabildiğince farklı duruşuyla Don Juan’la buluşmasının imkân haricinde olduğunun altını çizmiştir. Bergman’ın izleyicisinin karşısına çıkardığı da Casanovalığı özümsemiş Don Juan’dır.

TETRİS GÜVENLİK
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.