DOLAR 16,6931
EURO 17,4333
ALTIN 976,023
BIST 2405,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa °C
Kent Gazetesi

Kahvenin faydaları saymakla bitmiyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Veysel Cigerli, dengeli kahve tüketiminin sağlığa faydası olduğunu söyledi. Cigerli, kahvenin karaciğer ve kalp hastalıklarına, diş ve cilt sağlığına faydalarını anlattı.

Kahvenin faydaları saymakla bitmiyor
SERİ İLANLAR
02.06.2022
A+
A-

Özel Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Cigerli, kahvenin strese iyi geldiğini belirterek, “Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hasarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu hastalıklara karşı antioksidan özelliği sayesinde vücuda yardımcı olabileceği düşünülmektedir” dedi.

Yaz Spor Okulları

GÜNDE 3 BARDAK KAHVE KANSERİ ÖNLÜYOR

Cigerli, “Kahvedeki kafeinin beta-1 (TGF-beta1) oluşumunu baskılamasından kaynaklanabileceği ancak bu konuda klinik çalışmaların detaylı olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır” diye konuştu.

Kahvenin antimikrobiyal etkisi olduğunu belirten Cigerli, “Kahvenin içerdiği kafeinin candida albicansa karşı fungustatik etki gösterdiği ve biyofilm oluşumunu engellediği ilk kez belirlendi. Kahve ekstresi ise, diş çürümesine sebep olan streptococcus mutansa karşı engelleyici etkiye sahip. Kahvenin yapısındaki kafein jel veya krem şeklinde cilt bakım ürünlerinde yer almaktadır. Kafein cilt üzerine uygulandığında kan damarlarını genişleterek daha zinde ve küçük kırışıklıkları azaltan bir cilt elde edilebilmektedir. Kahve çekirdeğinde bulunan zar (silverskin) kısmından hazırlanan sulu ekstrenin içerdiği fenolik bileşikler ve diğer biyoaktifler, kaya etken maddeler nedeniyle yaşlılığı hızlandıran oksidatif ajanlara karşı cildi koruduğu ortaya konmuştur ve bu sebeple cilt sağlığında yaşlanma karşıtı olarak kullanılabileceği fikri de desteklenmektedir” şeklinde konuştu.

Kahvenin şeker hastalığı riskini de azalttığına dikkat çeken Cigerli. “Kahve içenlerin içmeyenlere oranla yüzde 50’den daha az Tip-2 diabetes mellitus riski taşıdığı ortaya konmuştur. Ayrıca 1 milyon katılımcıyla ve 45 bin tip 2 diyabet vakasıyla yapılan çalışmaya dayanan araştırmada kahve tüketimi ile diyabet riski arasında güçlü bir ters korelasyon görüldüğü, kahvenin insülin direnci ve bozulmuş glikoz toleransı üzerine de olumlu etkileri olduğu bilinmektedir” diye konuştu.

Kalp sağlığını koruyor

Kahvenin kalp sağlığına da iyi geldiğini anlatan Ciğerli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kardiyovasküler mortalite, koroner kalp hastalığı ve inme konusunda yararlı etkileri olduğu fakat yüksek alım miktarlarında daha az etkili olduğu çalışmalarda belirtilmiştir. Kafein ve klorojenik asit gibi kahve bileşenleri. termojenez mekanizmalarını indüklemekte ve günlük 3-4 bardak kahve tüketimi günlük alınan enerji miktarını düşürmektedir. Ayrıca yapılan rastgele plasebo kontrollü çalışmalarda. günde 524 miligram kahve tüketiminin 151 miligram ve daha az tüketenlere göre kiloyu ve yağ kütlesini azalttığı, tokluk hissini arttırdığı da belirlenmiştir.”

Kahvenin yapısındaki kafein karaciğerde metabolize olduğunu ifade eden Cigerli, “Bu sebeple karaciğer üzerinde çalışmalar yoğundur. Örneğin, kahve tüketimi yağlı karaciğer infiltrasyonunu ayarlayabilmektedir. Kahvenin karaciğer trigliseriti ile etkileşime girdiği ortaya konmuştur. Yapılan epidemiyolojik ve klinik çalışmalar; yaş, cinsiyet ve diğer faktörler değerlendirilerek kahve tüketiminin metabolik sendrom ile ters ilişkili olduğunu göstermektedir. Ancak kullanılan kahvenin hazırlanışı, miktarı, içimi sırasında şeker kullanımı gibi faktörler bu deneysel sonuçları değiştirebilmektedir. Bu amaçla klinik çalışmaların daha da artması gerekmektedir” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.