DOLAR8,0181
EURO9,6302
ALTIN454,506
BIST1407,76
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 20°C
Sağanak Yağışlı
Kent Gazetesi

Musa’nın mucizeleri

26.03.2021
A+
A-

Bazı insanlar iman etmek için mucizeler görmek istemiş.

Neredeyse her peygamberden mucize talepleri olmuş.

Hz. Muhammed (SAV) efendimizden de talep edilmiş.

Musa peygambere de Rabbimiz tarafından bir takım mucizeler bahşedilmiş.

Çünkü o dönemde ‘sihir ilmi’ üst seviyede imiş.

Bizim örneğimiz de Musa peygamberden olsun.

Firavun’un sihirbazları ya da diğer tabirle o devrin bilim adamları sihir ilminde oldukça bilgiliymişler.

Musa peygambere Allah tarafından verilen mucizeleri Firavun sihir olarak değerlendirmiş.

Musa peygamberin asasının yılan veya ejderhaya dönüşmesi en bilinenlerden. Dönemin sihirbazlarıyla yapılan müsabakada Musa peygamberin asasının sihirbazların sihirlerini yutması kutsal kitabımızda anlatılır. Peygamberin elinin nur gibi parlaması yine mucizelerden birisi. Müsabakada sihirbazların sihrinin yenilmesi de bir başka mucize. Kızıldeniz’in yarılması, çekirge ve kurbağaların çevreye musallat edilmeleri de mucizelerden. Topraktaki ekinleri güvelerin sarması ve kan bulaşması bizlere peygamberimiz vasıtasıyla bildiriliyor.

Kızıldeniz’i geçtikten sonra da mucizeler devam etmiş. Sabah kalktıklarında kayaların üzerinde bıldırcın etleri ve kudret helvasını yemek olarak Rabbimiz Musa peygamberin kavmine ikram etmiş. Her kabileye ayrı ayrı su içecekleri pınarlar vermiş.

Bir müddet sonra mucizelere asi kavim tarafından çeşitli kılıflar uydurulmuş. Memnuniyetsizlik ifadeleri edilmiş. İstekleri ‘Allah’ı apaçık görmeyi istemeye’ kadar taşınmış.

Hz. Muhammed (SAV) efendimiz Mina’da topluluğun gözlerinin önünde parmağıyla yaptığı bir işaret ile gökyüzündeki ayı iki parçaya ayrılmasına ‘sen bizim gözümüzü boyadın’ denmiş.

Yani sihir yaptığını izah etmişler.

Çağlar boyunca bir takım insanlar, peygamberler ve güzel insanlardan hep bir mucize, bir keramet talebinde olmuşlar.

Bütün mucizeleri gören insanlardan bile iman etmeyenler çıkmış. Artık keşke çıkmasa!

Musa peygamber sihirbazlarla müsabakasında sihirbazlar, yani bilim adamları ‘Sihir ilmini biz biliyoruz. Bu apaçık bir mucizedir. Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik’ demelerinin bedelini canlarıyla ödemişler.

Aslında Firavun’da Musa ve Harun peygamberin Rabbinin gerçeğinin farkında idi.

Günümüzde mucize ve keramet talepleri de olmuyor değil!

Yumuşacık parmaklarımızın ucundan sert tırnaklarımızın uzaması, gözlerimizi kırpıyor olmamız, uyumamız, tüm duyu organlarımız, hatta nefes alış verişimizi bir araştırın isterseniz.

Hepsinin birer mucize olduğunu fark edeceksiniz.

Anne karnındaki bir bebekten karnına bağlı beslendiği göbek kordonunu isteseniz size verir mi? ‘Ey bebek bak sen kısa bir süre sonra dünya denen yerleşkeye geçeceksin. Orada bu kordona ihtiyacın olmayacak, nefes alıp vereceksin ve ağzından besleneceksin, inat etme ver şu kordonu’ desek bize verir mi?

Bizi düşünceye sevk eden merak ettiklerimiz ve bilmediklerimizi bize öğreten Kur’an Ayetleri başlı başına mucizeler değil mi?

‘İşittik ve itaat ettik’ diyebilene herhangi bir mucize ve keramet gerekir mi/gerekiyor mu?

Vesselam!

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

betmarinoaresbetbetnanoasyabahismroyunbahigomobilbahisbets10imajbetbetper