DOLAR8,0186
EURO9,6228
ALTIN454,966
BIST1407,76
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 20°C
Sağanak Yağışlı
Kent Gazetesi

Önden gidenler- Başbuğ Alparslan Türkeş

04.04.2021
A+
A-

 

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in vefatının üzerinden 24 yıl geçti. Karlı bir Ankara gününde ay-yıldızlı bayrağa sarılı tabutunu milyonlarca seveni omuzladı. Bozkurtları, Asenaları, evlatları tarihe geçen muhteşem bir tablo halinde son vazifelerini icra ettiler Başbuğ’larına… Başkent tarihinde görmediği bir ihtişama tanıklık ediyordu. Abdest suları gökten yağıyor, sema adeta nisan ayında kar olarak ağlıyordu. Ömrünü Türk milletine adamış, varlığını Türk devletine feda etmiş fazilet timsali bir devlet adamıydı Alparslan Türkeş… O’nu anlatmak için elbette bu satırlar yetmez. Fakat başlıca vasıflarını bilmek, farklı yönlerini anlamak, fikirlerini, ideallerini idrak süzgecimizden geçirmek, yarınlarımıza dair önümüzü aydınlatacak bir projektör olacaktır. Merhum Başbuğumuz her şeyden evvel, Türk milletinin şerefli bir mensubu, milletinin ve devletinin mahdumuydu. Türkeş, sadece siyaset ve devlet adamı değildir. O çok iyi yetişmiş bir asker olmasının yanında, bir liderde olması gereken bütün vasıfları haiz bunun yanında çok iyi bir ideolog ve mütefekkirdir. Başta Dokuz Işık kitabı olmak üzere memleket meseleleri üzerine yazdığı nice eserleri vardır. Şahsen en büyük ve güzide hizmeti başta aciz bendeleri olmak üzere milyonlarca Türk gencinin milli bir şuur ile yetişmesine vesile olan Ülkü Ocaklarının banisi olmasıdır. O, bir siyasi hareketin lideri olmakla beraber ömrünü vakfettiği Türklük ve Türk Dünyası davası uğrunda yaptıkları ile bütün Türklerin ‘’ Başbuğ’’ u namına mazhar olmuştur. Merhum Başbuğ’umuzun hedefi seçim kazanmak ve iktidar olmak gibi salt sandığa bağımlı bir ülkü değildi. O bu durumu şu sözlerle ifade etmektedir; ‘’ Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır. Bu şerefli mücadeleye Türk milletini davet ederim.’’ Yaptığı mücadelenin Türk milletinin tarihi süreciyle irtibatını kuran Türkeş Bey, dünsüz bir yarın inşa edilemeyeceğini çok iyi bilmekteydi.O Türk tarihini bir bütün olarak ele almakta, Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı’yı çatıştırmak gibi tarih şuurunu zedeleyecek şeylere asla müsaade etmemekteydi. Türkeş Bey çok disiplinli, metotlu ve şahsiyet sahibi bir liderdi. Bunda elbette asker kökenli oluşunun da tesiri vardır. Bir sözünde; ‘’ Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.’’ Diyerek kendisine yol arkadaşlığı yapacakları uyarmakta ve bu kaideleri hayat üslubu haline getirmelerini salık vermektedir. Türkeş Bey’in, bir diğer mümeyyiz vasfı ise ahlak ve fazilete verdiği önemdir. ‘’ Ahlakçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.’’ Sözü ahlakçılığın temelini ve esasını ifade ederken bir diğer sözünde ise;Türk milletine Bizans’tan geçen bir hastalık vardır. Gevşeklik, laubalilik, dedikodu, fitne, fesat, terbiyesizlik, birbirini beğenmemek, sır saklayamamak, rastgele laf söylemek.Bu hastalık sizde var. Bu hastalığı tedavi etmeniz lazımdır. Bu hastalığı tedavi etmezseniz, kendinize yol seçiniz. Milliyetçi harekette bir saniye daha fazla kalmayınız.Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz her şeyden önce vasıflı Türk olmaya mecbursunuz. Türk milletini batıran, Bizans’ı batıran, Osmanlı imparatorluğunu batıran hastalık budur.’’ diyerek Türk gençliğine yüksek bir ruh, parlak bir iman, omurgalı bir şahsiyet, tavizsiz bir duruş ideali çizmekte ve bu ideal Türk insanını ifsat edecek marazları öncesinden haber vererek uyarmaktadır.

Hayatını adadığı milletinin ve milletin en büyük eseri olan Türk devletinin dost ve düşmanlarını kapsamlı bir şekilde tahlil eden Türkeş, ne kadar ileri görüşlü bir lider olduğunu da bu tahlillerinde ortaya koymuştur. ‘’ “Efendim, meselâ 1917 de olduğu gibi 1965’te veya 1999’da Rusya’da bir ihtilâl zuhur edebilir. O zamana kadar Türkiye harp endüstrisi bakımından da ilim ve irfan bakımından da ilerlemiş bulunur ve Türkiye’nin müzahereti ile bu birliğe( Türk Birliği) doğru yürünebilir. İşte fırsat budur.”Diyerek;O, 1990 yılında gerçekleşecek olan Rus ihtilalini tahmin ediyor ve Türk devletinin Orta Asya’daki soydaşlarımıza karşı hazırlık içerisinde olmasını gerekli görüyordu.

Merhum Başbuğumuzla ilgili elbette yazılacak çok şey var. O’nu bu satırlara sığdırmak mümkün değildir. Ülkücü Dünya Görüşü ile yetişmemizi sağlayan, hepimize milli şuur kazandıran, millet ve devlet tasavvuruna sahip olmamızı temin eden bizzat O ve O’nun eseri olan Ülkü Ocaklarıdır. Kim bilir gönlümüze bu sevda düşmeseydi, tarihimize bu derece bağlı, milletimize bu derece sevdalı, devletimizi canımızdan aziz bilebilir miydik? Sözlerimi, O’nun Türk gençliğine vasiyet kabilinden şu veciz sözleri ile tamamlıyorken kendisine rahmet diliyor ve Fatihalar ısmarlıyorum.

‘’ Fikir, iman, ülkü aşkı … İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir savaş.

Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin. ‘’

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

betmarinoaresbetbetnanoasyabahismroyunbahigomobilbahisbets10imajbetbetper