DOLAR8,2763
EURO9,9894
ALTIN471,101
BIST1397,82
AdanaAdıyamanAfyonAğrıAksarayAmasyaAnkaraAntalyaArdahanArtvinAydınBalıkesirBartınBatmanBayburtBilecikBingölBitlisBoluBurdurBursaÇanakkaleÇankırıÇorumDenizliDiyarbakırDüzceEdirneElazığErzincanErzurumEskişehirGaziantepGiresunGümüşhaneHakkariHatayIğdırIspartaİstanbulİzmirK.MaraşKarabükKaramanKarsKastamonuKayseriKırıkkaleKırklareliKırşehirKilisKocaeliKonyaKütahyaMalatyaManisaMardinMersinMuğlaMuşNevşehirNiğdeOrduOsmaniyeRizeSakaryaSamsunSiirtSinopSivasŞanlıurfaŞırnakTekirdağTokatTrabzonTunceliUşakVanYalovaYozgatZonguldak
Bursa 33°C
Parçalı Bulutlu
Kent Gazetesi

YAKARSA DÜNYAYI GARİPÇİLER YAKAR

02.05.2021
A+
A-

Türk edebiyatının şekillenmesinde çoğu zaman şu iki soru etkili olmuştur:

Sanat, sanat için midir?

Sanat, toplum için midir?

Bu soruların yanında bir de ‘’sanat dili’’ tartışmaları da devreye girmiştir. Birçok edebiyat topluluğu birbirini bu konuda eleştirerek ortaya çıkmıştır.

‘’Hiçbir şeyden çekmedi dünyada

Nasırdan çektiği kadar;

Hatta çirkin yaratıldığından bile

O kadar müteessir değildi;

Kundurası vurmadığı zamanlarda

Anmazdı ama Allah’ın adını,

Günahkâr da sayılmazdı.

Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.’’

 ORHAN VELİ KANIK

Bu eleştirilerden şiirlerinde ‘’nasır’’a yer veren Orhan Veli de nasibini almıştır. Buyurun bu hafta Orhan Veli ve edebiyata katkılarını birlikte inceleyelim.

KİMDİR ORHAN VELİ?

Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914’te Beykoz’a bağlı Yalı köyünde 13 Nisan 1914’te dünyaya gelir. İlkokulun dördüncü sınıfına kadar Galatasaray Lisesinde öğrenim görür. Annesi ile Ankara’ya geçtikten sonra ise eğitimine Taş Mektepte devam eder. Çok şanslıdır ki burada hocası Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Tanpınar, onunla yakından ilgilenir, şiir ve yazı yazmasına teşvik eder. Bir başka şansı ise ileride GARİP akımını ortaya çıkaracağı Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile aynı ileride ses getiren bir topluluk olacaklarını bilmeden karşılaşmalarıdır.

Bununla da bitmez Orhan Veli’nin şanslılığı. Lise mezuniyet sınavları heyetinde MUSTAFA KEMAL PAŞA da yer alır. Orhan Veli bu mutluluğunu şu sözleri ile dile getirir:

Yalnız tarihi değil, bütün bildiklerimi, öğrendiklerimi onun karşısında anlatsaydım, saatlerce o sorsa ben cevap verseydim. Gazinin karşısında imtihan vermek şerefini, bahtiyarlığını ömrüm oldukça saklayacağım.”

İlk bilinen yazısı, 30 Ekim 1930’da Ankara Erkek Lisesinin Sesimiz dergisinde yayımlanan ‘’Yahudinin Fendi Arnavutu Yendi’’ isimli tek perdelik oyunudur. Daha sonra devam edip mezun olmadığı İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde çok yakın arkadaş olacağı önemli isimlerle tanışır. Erol Güney, Mina Urgan, Azra Erhat, Abidin Dino’nun eşi Güzin Dino… Sabahattin Eyüboğlu ise fakültede hocadır.

 

GARİP AKIMI
1937 yılına kadar Orhan Veli’nin, Melih Cevdet’in ve Oktay Rıfat’ın şiirleri dönemin bilinen dergisinde –VARLIK- yayımlanmaya başlanır. Fakat bu onlara yetmez, tatmin olamazlar. Oktay Rıfat şu sözlerle o an ki durumu anlatır:

Yeni bir şiir yazmışım, okumaya pek cesaret edemiyorum. Çünkü ne vezin, ne kafiye var. Bir ara okuyuveriyorum. Orhan kolay coşmaz, coşuyor. Şu işe bakın ki, o da cebinden 4 satırlık bir şiir çıkarıyor. Adı Kelebek, RaymondRadiguet’ten tercüme etmiş. Bu sefer coşma sırası bende. Sarmaş dolaş oluyoruz.”

Ve böylece 1941 yılında Oktay Rıfat ve Orhan Veli ‘’Garip’’ adlı şiir kitabını yazarak bu akımı ortaya çıkarmışlardır. Şiiri Melih Cevdet Anday’a ithaf ederler sebebi ise o sırada yurtdışında olan şairin de bu yeni akımın içinde olduğunu göstermektir.

Kanık, kitabın önsözünü kendi yazdı ve şiir hakkındaki düşüncelerini açıkladı. Bu önsöz Garip akımının manifestosu kabul edilir. Orhan Veli, o günlerin aydınlarının şiir anlayışı sebebiyle kendisine “garip” gözüyle baktıklarını açıklamıştır. Akımın adı da buradan gelir.

Orhan Veli bu dönemdeki şiirlerinde klasik uyak düzenini ve vezni kullanmaz. Ona göre hakiki şiir için vezin ve kafiye mutlak gerekli olan şeyler değildir. Kanık, kafiyeyi reddetse de düzensiz ses yinelemelerine sık sık başvurdu ve onlara anlam vurgusunu oluşturan temel bir işlev yükler. Eserleri incelendiğinde sanatçının ses yinelemeleri, sözcük öbeği yinelemeleri, söz dizimsel yinelemeler, ek yinelemeleri ve dizelerin aynen yinelenmesi gibi tekrarlara başvurduğu görülebilir.

Garip dönemi şiirlerinin bir diğer ortak özelliği ise Orhan Veli’nin konuşma dilinin doğallığını, sokak Türkçesini ve hatta halk argosunu eserlerine taşımış olmasıdır. “Kılıksız”, “cıgara”, “ıspanak”, “rakı”, “Hitler”, “boyacı sandığı” gibi sözcükler kullanan şairin ‘’Kitabe-i Seng-iMezar’’ isimli şiirinde kullandığı “nasır” kelimesi büyük tartışmalara sebep olur. Kanık, böylece hem divan hem de halk şiirinde egemen olan romantizm anlayışını da yıkmış olur. Öte yandan teşbih ve istiareyi terk ettiği için şiirinde yalın bir dil ortaya çıkar. O güne kadar edebiyat alanında görülmemiş bu farklılıklar Orhan Veli ve arkadaşlarının birçok tepki toplamasına neden olur. Orhan Veli ise bütün bu eleştirilere şöyle karşılık verir:

‘’Aleyhimde yazılan yazıların, lehimdekilerden fazla olması beni memnun eder.’’

Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsenir. Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırır.Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açar.

Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli’nin bu yönüne dikkat çekerek onu “üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair” olarak tanımlar.

‘’BENİ BU GÜZEL HAVALAR MAHVETTİ’’

1938-1941 yılları arasında PTT Umum Müdürlüğü, Telgraf İşleri Reisliği, Milletler Arası Nizamlar Bürosu’nda çalışmaya başlar. İzin alır, işe geç gelir ya da mazeretsiz gitmez. Uyum sağlayamadığı memurluktan ayrılışı Güzel Havalar şiirinde şöyle yer alır:

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

 Orhan Veli’nin biyografilerinin neredeyse hepsinin son paragrafında, bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirdi, hastahaneye kaldırıldı yazar. Orhan Veli, 14 Kasım 1950 Salı günü, Avukat Muzaffer Gençay Hanım’ın, kızkardeşi Nejat ile beraber yaşadığı evinde fenalaşır. Muzaffer Gençay, Zeliha Tuna’ya Orhan Veli’nin evinde geçirdiği son saatleri şöyle anlatır:

“Önceki akşam kalabalık bir yemek vardı. Şiirler okundu, sohbet edildi. Orhan o gece bizde kaldı. Kanepede yatarken uyuyor zannettik. Bir terslik olduğunu anlayınca Nejat’ın ödü koptu, ortalığı velveleye verdi.”

Orhan Veli’nin kalbi 14 Kasım 1950 gecesi saat on bire beş kala durur. Her ne kadar cebinden Aşk Resmi Geçidi şiirinin çıktığı yazılsa da, çok yakın dostu Sabahattin Eyüboğlu’nun yazdığı mektuba göre Gelirli Şiir ve otuz kuruş çıkar.Üç gün sonra cenazesi Beyazıt Camii’nden kaldırılır.

ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…

Orhan Veli KANIK

NE OKUMALI?

GEORGE ORWELL / 1984

‘’ “Ama amacınız hayatta kalmak değil de insan kalmak..! ‘’

Diktatörlük ve devletin kendi çıkarları için yapmayacağı şeyin olmadığını George Orwell bu romanında distopik bir biçimde anlatıyor. Sorgulamak, düşünmek, aşık olmak, yakın arkadaşlık kurmak…Sistemin istemediği ve sisteme zarar verecek her türlü duygu ve düşünce yasak. Bu duygu ve düşüncelerin yasak olduğu Okyanusya’ da aksi bir durum olursa Düşünce Polisi tarafından yakalanıp idamla ya da işkenceyle cezalandırılıyor insanlar. Sevginin olmadığı; kendi anne, babasını Düşünce Polisine şikayet eden çocukların ülkesi haline gelmiştir Okyanusya. İşte insanların robotlaştırıldığı bu ruhsuz ve totaliter rejime karşı olan Winston Smith’ in aşkını ve isyanını anlatan olağanüstü bir kitap. Bulunduğumuz şu süreçte böyle öngörülü kitaplara ihtiyacımız var. Keyifli okumalar dilerim.

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

betmarinoaresbetbetnanoasyabahismroyunbahigomobilbahisbets10imajbetbetper