Ahbap soruşturmasında 9 kişi tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen Ahbaplar soruşturmasında yeni bir safhaya geçildi. İlgili kişiler, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla sorgulanıp savunmaları alındı.
İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği, sorgulama ve delil değerlendirmesi sonrasında dokuz şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Hakimlik kararında; şüpheli beyanları, telefon inceleme tutanakları, arama-el koyma belgeleri, emniyet fezlekesi, banka hareketleri ve TÜRMOB ile özel inceleme raporlarının kuvvetli suç şüphesi oluşturduğu belirtildi.
Şüphelilerin savunmaları ve iddialar
Eski sayman Hüseyin Küçük, dernekteki işlemlerin büyük bölümünün kendisinin ayrılmasından sonra gerçekleştiğini ve herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini savundu. Ancak avukatının beyanına göre, Haluk Levent’in etkisiyle yönetime getirilen kişilerin sonrasında çek, senet ve gayrimenkul yoluyla borçlanmalara girildiği iddia edildi. Avukat, “Bu durumun sebebi Haluk Levent’in kötü alışkanlıklarıdır; derneğin parasına dokunulmuştur” ifadelerini kullandı.
İş insanı Fatih Eke ise suçlamaları reddederek, Levent’ten 1,5 milyon dolarlık alacağı bulunduğunu ve bunun karşılığında Samandağ’da adına bir okul yaptırılmasının teklif edildiğini belirtti. Eke, Ahbap ile doğrudan bir bağının olmadığını, ilişkisinin yalnızca ticari alacak iddiasına dayandığını söyledi.
Ahbap’ın muhasebe çalışanı Suzan Düşküner Mintaş, yetki sahibi olmadığını, sadece aldığı talimatları yerine getirdiğini ve hesaplarına gelen tutarların maaş, bayram-doğum günü harçlıkları ve araç cezalarına ilişkin ödemeler olduğunu belirtti. Avukatı da müvekkilinin borçlandırma veya harcama kararı verme yetkisi olmadığını savundu.
Denetim raporları ve kapsam tartışması
Denetim ve incelemeyi yapan taraflar, çalışmanın kapsamı ve niteliği konusunda birbirinden farklı savunmalar yaptı. Denetçiler ve avukatları, hazırlanan raporların dar kapsamlı, dönem sınırlı ve yüzeysel nitelikte olduğunu belirtti. Raporda incelenen dönemin çoğunlukla 6 Şubat-30 Haziran 2023 (bazı ifadelerde 31 Aralık 2023’e kadar) aralığıyla sınırlı olduğu vurgulandı.
Bağımsız denetçiler savunmalarında, yapılan çalışmanın bağımsız denetim, usulsüzlük veya uygunluk denetimi niteliği taşımadığını; daha çok sunulan belgeler üzerinden IHS 4400 standardına uygun dar kapsamlı tespit çalışması olduğunu ifade etti. Avukatlar ise bu sınırlı raporun kamuoyuna geniş kapsamlı denetimmiş gibi yansıtıldığını belirterek eleştiride bulundu.
Bir iddiaya göre, denetim raporlarının yetkinin ötesinde gösterilmesiyle halk nazarında “denetlendi ve aklandı” algısı oluşturuldu. Diğer bir savunmada ise raporların otomobil ekspertizine benzetilerek yalnızca “yüzeysel kaporta kontrolü” seviyesinde bir inceleme yapıldığı anlatıldı.
Suçlamalar, bahis iddiası ve hukuki değerlendirme
Avukatlar bazı iddialarda, dernek kaynaklarının kötüye kullanıldığını ve bir kısmının çalışanlar aracılığıyla bahis gibi faaliyete yönlendirildiğini ileri sürdü. Buna ilişkin ifadelerde “Burada fail Haluk Levent, yardım eden ise Ahbap çalışanlarıdır” şeklinde sert iddialar yer aldı.
Hakimlik, dosyadaki mevcut delillerin yeterince toplandığını ve isnat edilen suçların cezaî vasfı ile oranlı olarak kaçma şüphesinin bulunduğunu değerlendirdi. Adli kontrol tedbirlerinin soruşturma açısından yeterli olmayacağı kanaatine varılarak dokuz şüphelinin ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi. Şüphelilerin bu karara karşı iki hafta içinde itirazda bulunma hakları olduğu kaydedildi.