Terörsüz Türkiye: Kanun Teklifi ve Hukuki Değerlendirmeler
TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçen ve yarın Genel Kurul’da görüşülecek olan çerçeve kanun teklifine ilişkin tartışmalar sürüyor. Ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, teklifin bazı maddelerinin kapsamı ve muhtemel etkileri hakkında ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.
Şen’e göre, teklifin amaç ve kapsam bölümünde PKK/KCK suçlarına yer verildiği belirtilse de, bazı istisnalar yöneticilerin sorumluluğunu etkilemiyor; özellikle örgüt yöneticilerinin ceza sorumluluklarının devam edeceği vurgulanıyor.
Örgüt yöneticileri ve istisnalar
Kanun teklifinin 3. maddesinde yer alan istisnalar, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren fiilleri kapsam dışı bırakıyor. Prof. Şen, bu düzenleme nedeniyle; örgüt kurucusu ve yöneticilerinin, özellikle azmettiricilik ve TCK m.220/5 kapsamında sorumluluklarının sürdüğünü belirtiyor.
Erteleme şartları ve uygulamada doğabilecek sorunlar
Teklifin erteleme mekanizması, MGK’nın örgütün sona erdiğini tespit edip kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına bağlıyor. Ancak Şen, gözlem raporlarıyla tespit edilen fiili durumların ve sonrasında yaşanabilecek hukuki ve fiili kopuşların uygulamada karışıklığa yol açabileceğini ifade ediyor. Erteleme sonrası yeniden suç işlenmesi hâlinde, ertelemenin bozulmasının yanı sıra yeni oluşan örgütsel yapıyla ilgili sorumlulukların da gündeme geleceği belirtiliyor.
Kapsamın genişletilmesi gerektiği önerileri
Prof. Şen, teklifin bazı suçları istisna tutmasının dar kaldığını ve kapsamın genişletilmesinin daha isabetli olacağını savunuyor. Özellikle terör çerçevesinde işlenebilecek kasten yaralama, yağma gibi suçlar ile örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu ticareti, ithali ve ihracı gibi fiillerin de değerlendirme kapsamına alınması gerektiğini vurguluyor. Buna göre; m.3/1’deki istisnaların yeniden düzenlenmesi veya izin şartlarının kaldırılması teklif ediliyor.
Özetle: Kanun teklifinin hüküm koyduğu alanlarla istisnalar arasında bir denge arayışı var; ancak uygulamada yöneticilerin sorumlulukları, erteleme koşulları ve kapsama ilişkin belirsizlikler nedeniyle düzenlemenin netleştirilmesi gerektiği ileri sürülüyor.