Şibam: Çölün Dikey Kenti

18.08.2026
A+
A-
Şibam: Çölün Dikey Kenti

Çölün ortasından bakıldığında uzaklardan modern bir şehir görüntüsü veren Şibam, aslında yüzlerce yıldır ayakta duran bir mimari mucizedir. Bu kentteki yüksek kule evler, beton veya çelik kullanılmadan, tamamen doğal malzemelerle inşa edilmiştir.

1500’lü yıllarda büyük bir sel sonrası surlarla çevrilen dar yerleşim alanında, yatay genişleme imkânı bulunmayan halk çözümü yukarı doğru büyümekte buldu. Bu nedenle, Şibam sokaklarında sıkıştırılmış düzen ve gölge sağlayan dar geçitler ortaya çıktı.

Doğal malzemeyle yükselen kuleler

Toprak, saman ve su karıştırılarak yapılmış tuğlalar güneşte kurutularak kullanıldı; ahşap kirişler yapıya yatay dayanım sağladı. Alt kat duvarları aşırı yükü taşımak için kalın örülürken, üst katlardaki duvarlar daha ince bırakıldı. Zemin katlar genellikle pencere açılmadan depo veya hayvan barınağı olarak kullanıldı; yaşam alanları ve misafir odaları üst katlara taşındı.

Dış etkilere karşı sürekli bakım

Çölün sert rüzgarları ve nadir yağmurları kerpicin yüzeyini aşındırdığından, kulelerin dış cepheleri düzenli şekilde yeni çamur katmanlarıyla sıvanır. Bu bakım sayesinde yapıların ömrü uzatılır ve geleneksel inşa tekniğinin sürdürülebilirliği korunur.

İngiliz kaşif Freya Stark, 1930’larda burayı “Çölün Manhattan’ı” olarak tanımlamıştı. 1982 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Şibam, çatışmalara ve sellerin yarattığı tahribata rağmen, beton ve çelik kullanılmadan yükseltilmiş dünyanın en sıra dışı kentlerinden biri olmaya devam ediyor.

Şibam’ın kuleleri, tarihin ve yerel ustalığın birleştiği, sürekli bakım gerektiren ama ayakta kalmayı başaran dikey bir şehir örneğidir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.