Mansur Yavaş CHP’den İstifa Etti

23.09.2026
A+
A-
Mansur Yavaş CHP’den İstifa Etti

Sevgili hemşehrilerim, uzun değerlendirmeler sonunda siyasi bir karar alırken öfke veya kırgınlığın değil; vicdan, sorumluluk ve derin düşüncenin belirleyici olması gerektiğine inanıyorum. Bugün verdiğim karar, böyle bir süreç sonucudur. 19 Mart’tan itibaren başlayan ve “mutlak butlan” tartışmalarını da kapsayan süreç, siyaseti hepimizi üzen bir noktaya taşıdı. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü ve hangi meselelerde itirazım olduğunu açıkça dile getirdim; bugün ise bunları yeniden uzatmayacağım.

Partililikten beklediğim; taşıdığın kimliğin onurunu korumak, güvenenlerin başını öne eğdirmemek, temsil ettiğin kuruluşun itibarını yükseltmek ve aldığın sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir. Ben hiçbir zaman CHP’yi küçük düşürecek bir davranışın parçası olmadım; tam tersine Ankara’da şeffaf, hesap verilebilir ve halkın kaynaklarını halka hizmet için kullanan bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmeye çalıştım. Bunun somut karşılığı, Ankara’da bize verilen büyük destektir ve farklı kesimlerden gelen takdirdir.

Parti Üyeliğimden Ayrılış ve Sorumluluk

Parti içi tartışmaların, özellikle mutlak butlan üzerinden yürütülenlerin, CHP içinde derin ayrışmalara yol açabileceğini; bunun yalnızca partimize değil Türkiye’de demokratik siyasete zarar verebileceğini defalarca söyledim. Eğer partide benimle ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı daha önce ifade etmiştim. Bugün bazı açıklamalar sonucunda; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılarak siyasi yoluma bağımsız devam etme kararı aldığımı kamuoyuna bildiriyorum.

Bu kararın sorumluluğu tamamen bana aittir. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim: dün birlikte yürüdüğüm arkadaşlarımı siyasi tercihlerinden dolayı yok saymayacağım. Üç dönem boyunca CHP çatısı altında birlikte çalıştığım, sahada emek veren, bana inanan herkese minnettarlığımı sunuyorum.

Seçmenin İradesine Sadakat

Vatandaşlarımızın siyasete olan güveni yara aldıysa bunun sebebini seçmende aramak yerine kendimizde aramalıyız. İnsanlar sandıkta sadece bir isme değil, bir siyasi iradeye oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, oylarla kazanılan makamlara seçmenin onaylamadığı adreslerde devam etmeyi doğru bulmadım ve bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil, seçmene karşı ağır bir vebaldir.

Bugünden itibaren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatımla; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Ankaralılara aynı anlayış ve adaletle hizmet etmeye devam edeceğim. Belediye başkanlığı benim için bir kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar gelip geçicidir; ancak emanete sadakat kalıcıdır. Bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.

Son olarak, aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir ve takdir aziz milletimizindir. Ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.