Yüksek enerji fiyatları enflasyonu tekrar hızlandırabilir
Enerji Fiyatları ve Merkez Bankası Faiz Kararları Üzerine Endişeler
Yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki etkileri ve yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliği, yatırımcılar tarafından izleniyor. Orta Doğu’daki gerilimlerin artış potansiyeli, enerji maliyetlerini yükseltmeye devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyonu tekrar hızlandırabilir ve merkez bankalarının faiz oranlarını beklenenden uzun süre yüksek tutma ihtimalini artırıyor.
FED FAİZ KARARINI AÇIKLAYACAK
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı 28 Ekim Çarşamba günü, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kararı 29 Ekim Perşembe günü, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) kararı ise 30 Ekim Cuma günü açıklanacak. Fed, ECB ve BoJ’un bu toplantılarda politika faizlerini sabit tutması bekleniyor; ancak bu bankaların aralık ayında faiz artırmaları olasılığı da gündemde kalıyor. Bankaların açıklamaları ve ilerideki para politikası sinyalleri, varlık fiyatları üzerinde etkili olabilir.
KEVIN WARSH’UN AÇIKLAMALARI TAKİP EDİLECEK
Küresel finansal sistemin merkezindeki Fed, diğer merkez bankalarına yön verme kapasitesine sahiptir. Bu bağlamda, Fed’in alacağı kararlar ve özellikle Başkan Kevin Warsh’un yapacağı açıklamalar, uluslararası finansal koşulları etkileyebilir. Eylül ayında politika faizini artıran Fed’in geleceğe yönelik sunacağı politikalar, enflasyon görünümü ve faiz beklentileri için kritik önem taşıyor.
DOLAR VE TAHVİL GETİRİLERİ ODAK NOKTASI
Analistler, ABD’de yüksek enflasyonun para politikasında gevşeme beklentilerini sınırladığını ve faizlerin uzun süre yüksek kalabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, Fed’in karar metninde enflasyon riskleri ve ek sıkılaşma ihtimaline dair ifadeler dikkatle izlenecek. ECB’nin toplantısında ise Euro Bölgesi’ndeki enflasyon, ekonomik büyüme görünümü ve enerji fiyatlarındaki artışın fiyat istikrarına etkileri ele alınacak.
ECB FAİZLERİ SABİT TUTABİLİR
ECB, eylül ayında üç temel politika faizini artırmıştı. Bu hafta yapılacak toplantıda faiz kararının yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları, bankanın gelecekteki politika yaklaşımına dair ipuçları sunabilir. ECB’nin bu toplantıda faizleri sabit tutması beklenirken, yüksek petrol fiyatları ve enflasyon riskleri nedeniyle ileride faiz artırma olasılıkları da gündemde kalıyor.
FRANSA TAHVİLLERİNDE SATIŞ BASKISI DERİNLEŞİYOR
Fransa’da artan sokak olayları, kamu maliyesini tehdit ederken, devlet tahvillerindeki satış baskısı da artırıyor. Artan borçlanma maliyetlerinin bölgeye yayılma riski devam ediyor. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 5,07 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
ALMANYA’DA ÜFE BEKLENTİLERİ AŞTI
Almanya’da eylül ayına ait Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), aylık yüzde 1,9 ve yıllık yüzde 6,7 artış göstererek beklentilerin üzerinde geldi. ÜFE, yıllık bazda Mart 2023’ten bu yana en hızlı artışını gerçekleştirdi.
JAPONYA’DA ÇEKİRDEK ENFLASYON HEDEFİ AŞTI
Orta Doğu’daki gerilimler, petrol fiyatlarını artırarak enerji maliyetleri ve enflasyon endişelerini tetikliyor. Japonya’da eylül ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 olarak gerçekleşirken, çekirdek enflasyon da sekiz ay aradan sonra yüzde 2’nin üzerine çıktı.
BOJ ARALIKTA FAİZ ARTIRABİLİR
Japonya’da çekirdek enflasyonun BoJ’un hedefinin üzerine çıkması, bankaya yönelik sıkı para politikası beklentilerini artırdı. Piyasalarda BoJ’un bu hafta faiz oranlarını sabit tutması, ancak aralık ayında artırma yönünde adım atabileceği öngörülüyor.
YAPAY ZEKA TALEBİ İHRACATI DESTEKLEDİ
Japonya’daki enflasyon, ücret artışları ve ekonomik aktivite, BoJ’nin para politikası taleplerinde belirleyici unsurlar olmaya devam ediyor. Ancak eylülde ihracat, yıllık bazda yüzde 16,7 artarak beklentilerin altında kaldı. İhracattaki artışa yarı iletkenler ve yapay zeka ürünlerine duyulan talep katkı sağladı.
PİYASALARIN GÖZÜ YÖNLENDİRMELERDE
Analistler, üç büyük merkez bankasının kararlarının yanı sıra, gelecekte faizlerin izleyeceği yolun küresel piyasalar için önemli olduğunu ifade ediyor. Enerji fiyatlarındaki enflasyon riskleri artarsa, faizlerin yüksek kalabileceği ve bu durumun tahvil getirileri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği belirtildi. Bunun, hisse senetleri değerlemeleri ve küresel risk iştahı üzerindeki etkileri de göz önünde bulunduruluyor.