ABD küba’ya yeni yaptırımlar uyguladı
ABD’nin Küba’ya Uyguladığı Yeni Yaptırımlar
Amerikan yönetimi, Küba’nın temel sektörlerine yönelik yeni bir yaptırım kararı alarak, ham petrol taşıyan ağları, kamu kuruluşlarını ve orduya malzeme tedarik eden Çin merkezli şirketleri hedef aldı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleme, yabancı şahıs ve firmaların Küba’nın elektronik, imalat, denizcilik ve teknoloji sektörlerindeki ticari faaliyetleri sebebiyle yaptırımla karşılaşmalarını mümkün kıldı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hükümet, ordu ve petrol endüstrisiyle bağlantılı 10 şahıs ve kurumu kapsayan yaptırım paketini kamuoyuna açıkladı. Washington yönetimi, Havana’ya uygulanan akaryakıt ambargosu çerçevesinde petrol taşımacılığı yapan 5 gemiyi de bloke edilen mal varlıkları listesine ekledi.
Yaptırım listesinde, adaya ham petrol sevkiyatını yöneten uluslararası denizcilik şirketleriyle işbirliği yapan Guillermo Faustino Rodriguez Lopez Calleja yer aldı. Ayrıca orduya bağlı Grupo de Administración Empresarial (GAESA) başkanı Ania Guillerma Lastres Morera’nın kızı Any Rodriguez Lastres de listeye dahil edildi. GAESA’nın yöneticisine yönelik daha önce gerçekleştirilen ABD yaptırımlarına bağlı olarak, yöneticinin ailesi üzerinden oluşturulan mali ağlar da detaylı incelemeye alındı.
Rubio, Havana yönetiminin ada kaynaklarını halk yerine askeri elitlere aktardığını belirterek bu duruma göz yummayacaklarını vurguladı. Küba halkının elektrik kesintileri, kıtlıklar ve duraksayan ekonomi ile mücadele ettiğine dikkat çeken Rubio, yönetimin enerji ve teknoloji fırsatlarını şahsi kazanç elde etme amaçlı kullandığını iddia etti.
Rubio, bu konudaki açıklamalarında “Havana’daki Marksist rejim, devlete ait işletmelerden, ortak girişimlerden ve uluslararası aracılardan oluşan bir ağa dayanak sağlıyor” dedi. Aynı zamanda, Küba ordusuna teçhizat sağlayan dış güçlerin adada baskıyı sürdürmekte olduğunu kaydetti. Açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Dış destekçiler, rejimin askeri güçlerini ayakta tutan ve sert baskılar uygulama yeteneğini artıran askeri teçhizatı sağlarken, aynı zamanda Amerikan ana karasını tehdit etme ve sızma girişimlerini beslemekte.”
Rubio, adanın ABD çıkarlarına karşı faaliyet gösteren uluslararası aktörler için bir harekat sahası olmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Bu yaptırım adımı, Dışişleri Bakanı Rubio’nun Ekim ayı sonunda Küba halkına CIA ile gizli bir işbirliği kurma çağrısı yapmasının ve Başkan Donald Trump’ın adaya askeri operasyon düzenleme isteğine dair sinyaller vermesinin ardından geldi.
Washington ile Havana arasındaki yaptırım gerilimi, 1959 yılında Fidel Castro liderliğindeki yönetimin Amerikan mülklerini kamulaştırmasıyla başladı. ABD, 1960 yılında adadan şeker alımını durdurarak ve silah harici tüm ürünlere ambargo getirerek ekonomik baskıyı artırdı. 1961 yılındaki başarısız Domuzlar Körfezi Çıkarması’ndan sonra diplomatik ilişkiler tamamen kesildi ve 1962 Küba Füze Krizi, deniz ablukasını getirdi.
Füze krizinin çözülmesinin ardından, Şubat 1963’te kapsamlı bir ticari ambargo hayata geçirildi. Kongre, 1992 yılında Torricelli Yasası’nı çıkararak ABD şirketlerinin yurt dışındaki şubelerinin Küba ile ticaret yapmasını yasakladı. 1996 yılında ise Helms-Burton Yasası, Küba ile işbirliği yapan üçüncü ülkelere yaptırım uygulama yetkisi tanıdı.
Barack Obama ve Raul Castro dönemlerinde, 2014-2016 yılları arasında diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi ve uçuş kısıtlamalarının azaltılması sayesinde bir normalleşme yaşanmıştı. Ancak Donald Trump yönetimi, 2017 sonrasında bu normalleşme adımlarını geri alarak Küba’yı yeniden “terörü destekleyen ülkeler” listesine ekledi ve petrol sınırlamalarını uygulamaya koydu.