Gürsu’da Siyasi Fay Hattı Kırıldı

23.02.2026
A+
A-
Gürsu’da Siyasi Fay Hattı Kırıldı

“Belediyenin Malları Batan Geminin Enkazı Gibi Parça Parça Satılıyor!”

İddialar Çok Ağır, Sorular Net, Belediye Hâlâ Sessiz

Gürsu’da başlayan taşınmaz satışları tartışması artık sıradan bir siyasi polemik değil. İlçede konuşulanlar; açık bir yönetim krizi, kamu malının akıbetine dair ciddi bir hesaplaşma ve ağır ithamlarla büyüyen bir siyasi gerilim tablosu ortaya koyuyor.

Geçmiş dönem CHP Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, yaptığı kapsamlı açıklamayla mevcut belediye yönetimini sert sözlerle hedef aldı. Kullandığı ifadeler diplomatik değil; doğrudan, keskin ve suçlayıcı. Kaya’ya göre yaşananlar “satış” değil, açık bir “tasfiye”.

Belediye cephesinden ise bu ağır iddialara ilişkin hâlâ ayrıntılı ve net bir yanıt gelmemesi dikkat çekiyor.


“Bu Satış Değil, Açık Açık Tasfiye”

Kaya, belediyeye ait taşınmazların satışa çıkarılmasını “batan geminin malları gibi parça parça elden çıkarılıyor” sözleriyle eleştirdi. Ona göre ilçenin yıllar içinde ürettiği kamusal değerler sistematik biçimde dağıtılıyor.

Kurtuluş Mahallesi Şehit Cüneyt Yıldız Caddesi üzerindeki 200 metrekare asma katlı dükkânın 12 milyon 500 bin TL muhammen bedel ve 375 bin TL geçici teminatla satış listesine konması, Zafer Mahallesi’ndeki Kültür ve Çok Amaçlı Hizmet Binası zemin katındaki dükkânların milyonluk rakamlarla ihaleye çıkarılması…

Kaya’nın verdiği rakamlara göre toplam satış hacmi yaklaşık 63 milyon TL’ye ulaşıyor.

İddiası net:
Bu taşınmazlar atıl değil.
Bu alanlar geçmişte vizyonla üretildi.
Bugün ise kısa vadeli nakit ihtiyacı uğruna elden çıkarılıyor.


Kent Meydanı İddiası: “9.107 Metreyi Ödedik, 4.700 Metreye Düşürdüler”

Tartışmanın en çarpıcı başlıklarından biri kent meydanı projesi.

Kaya’nın iddiasına göre kendi dönemlerinde 9.107 metrekarelik alan kamulaştırıldı, bedelleri ödendi ve proje için hazır hale getirildi.

Ancak mevcut yönetim bu alanı 4.700 metrekareye düşürdü.

Yani neredeyse yarıya indirdi.

Dahası, Kaya’nın suçlaması daha da ağır:

“Tamamı istimlak edilip bedeli ödenmiş alanı tekrar sattılar. Sonra küçülttükleri projeye ‘kent meydanı yapıyoruz’ diye övünüyorlar.”

Bu sözler yalnızca proje revizyonu eleştirisi değil; kamuya kazandırılmış bir alanın yeniden elden çıkarıldığı iddiası anlamına geliyor.


“Bir Zamanlar Üreten Belediye Vardı, Şimdi Satan”

Kaya açıklamasında geçmiş yatırımları tek tek hatırlatıyor:
Sanayi çarşısından kültür merkezine dönüşen alanlar, iş hanları, pazar yerleri, hal, itfaiye yatırımları…

Mesaj açık:
Geçmişte üreten bir belediye anlayışı vardı.
Bugün ise mülk satarak günü kurtaran bir yönetim var.

“İçim kan ağlıyor” ifadesi duygusal görünse de metnin genel tonu sert ve uzlaşmaz. Eleştiri, kişisel değil; doğrudan yönetim modeline yöneltilmiş.


Benzin İstasyonu Dosyası: Gelir Varken Neden Satış?

Atatürk Caddesi üzerindeki benzin istasyonu hakkında ortaya atılan iddia da dikkat çekici.

Kaya’ya göre:

  • Bu alan geçmişte belediyeye düzenli gelir sağlıyordu.

  • Mevcut yönetim kiracıyı çıkardı.

  • Alan atıl hale getirildi.

  • Şimdi satış planlanıyor.

Eğer iddia doğruysa, kamu gelirinden vazgeçme ve ardından mülkü satışa hazırlama gibi ciddi bir yönetim tartışması gündeme geliyor.


“1994’ten Sonra Gürsu’ya İhanet Başladı”

En sert ifade bu oldu.

Kaya, Atatürk Caddesi üzerindeki 1.900 metrekarelik alanın 1993’te kamulaştırılıp park yapıldığını, 1994 sonrası ise eski sahiplerine iade edildiğini iddia etti. Alanın 32 yıldır metruk kaldığını söyleyerek bu süreci “ihanet” olarak niteledi.

Bu kelime, siyasi eleştirinin dozunu açıkça ortaya koyuyor.


Kaçak Yapılaşma ve Denetim Sorusu

Kaya ayrıca ilçede bazı yapıların:

  • Ruhsatsız olduğu,

  • Kullanım izni bulunmadığı,

  • Buna rağmen faaliyet gösterdiği

iddiasını gündeme taşıdı.

Bu suçlamalar, doğrudan belediyenin denetim sorumluluğunu hedef alıyor. Plansız büyüme, rant odaklı politikalar ve kontrolsüz yapılaşma iddiaları, yerel yönetimin şehircilik anlayışına açık bir meydan okuma niteliğinde.


Belediye Başkanı’na Açık Sorular

En hassas başlıklardan biri ise personel görevlendirmesi iddiası.

Kaya, belediyede işçi kadrosunda çalışan bir personelin, mesai saatleri içinde özel aracıyla belediye başkanının eşini etkinliklere götürdüğünü öne sürdü.

Sorduğu sorular net:

  • Bu görevlendirme resmi miydi?

  • Araç kiralık mıydı?

  • Yakıt giderleri kim karşıladı?

  • Yazılı talimat var mı?

Bu sorular, kamu kaynaklarının kişisel kullanımına ilişkin ciddi bir şüphe içeriyor.


Yeni Dosyalar Yolda

Kaya, bunun başlangıç olduğunu, Gürsu’nun geçmişten bugüne kaybettiği alanlara ilişkin yeni belgeler ve iddialar paylaşacağını duyurdu.

Bu açıklama, sürecin büyüyebileceğine işaret ediyor.


Belediye Neden Sessiz?

Ortada yüksek rakamlar var.
Ağır ithamlar var.
Kamulaştırma iddiaları var.
Kamu kaynağı soruları var.

Ancak belediyeden henüz kapsamlı, belgeli ve detaylı bir açıklama gelmiş değil.

Gürsu’da mesele artık yalnızca taşınmaz satışı değil.

Mesele yönetim anlayışı.
Mesele kamu malının kaderi.
Mesele geçmişin emeği ve geleceğin yönü.

İddialar sert.
Suçlamalar ağır.
Sorular açık.

Ve cevap hâlâ yok.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.