“Millet Yoksullukla Boğuşurken Bu Gündem Dayatmasını Kabul Etmeyiz”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Fuar Alanı’nda düzenlenen iftar programında hem iktidarın ekonomi politikalarına hem de kamuoyunda tartışılan “yeni açılım süreci” iddialarına yönelik son derece sert açıklamalarda bulundu.
Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programa yoğun katılım olurken, Dervişoğlu’nun özellikle terör örgütü lideri Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin sözleri salonda uzun süre alkışlandı.
Gaziler ve Şehit Aileleriyle Aynı Sofrada
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda duaların ardından oruçlar hep birlikte açıldı. Salonu dolduran partililer, il ve ilçe teşkilatları, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda davetli Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhunda bir araya geldi.
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, iftarını gaziler ve şehit aileleriyle aynı masada açtı. Masaları tek tek dolaşarak katılımcılarla sohbet eden Dervişoğlu, şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilendi. Bu görüntü, programın en dikkat çeken anlarından biri oldu.
Dervişoğlu, Ramazan ayının yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Ramazan; adaletin, merhametin ve dayanışmanın hatırlandığı aydır. Komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturunun yeniden idrak edildiği bir muhasebe zamanıdır” dedi.
“Türkiye Zordadır”
Konuşmasında Bursa’nın tarihsel misyonuna özel bir parantez açan Dervişoğlu, kentin ilk başkent olma özelliğine atıfta bulunarak, “Bursa; devletin hukukla yükseldiği, adaletle meşruiyet kazandığı bir irfan şehridir. Memleket dara düştüğünde yolumuz Bursa’ya düşer” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini savunan Dervişoğlu, toplumun geniş kesimlerinin geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini dile getirdi:
“Emekli tenceresini kaynatamıyor. Asgari ücretli geçinemiyor. Gençler umutsuz. Çiftçi artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor. Sanayici önünü göremiyor. Esnaf vergi, kira ve stopaj yükü altında kepenk kapatma noktasına gelmiş durumda.”
“Bütçede Dev Açık, Milyarlarca Faiz”
İYİ Parti lideri, 2026 yılı bütçesine ilişkin rakamları hatırlatarak trilyonlarca liralık açık ve yüksek faiz ödemelerine dikkat çekti. 2021–2026 döneminde uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye’yi ağır bir borç ve faiz yükü altına soktuğunu öne süren Dervişoğlu, “Yüz milyarlarca dolarlık faiz yükü oluştu. Ekonomi perişandır, Türk milleti geleceğinden endişelidir” dedi.
İcra ve haciz dosyalarının 25 milyonu aştığını iddia eden Dervişoğlu, adliyelerin dosya yükü altında kilitlendiğini savundu. Yaşanan tabloyu yanlış ekonomi kararlarına, yolsuzluklara ve kamu kaynaklarındaki israfa bağladı.
“Yapay Gündemlerle Millet Oyalanıyor”
Dervişoğlu, Türkiye’nin gerçek sorunlarının konuşulmadığını ileri sürerek yaklaşık bir buçuk yıldır kamuoyunun “yeni açılım süreci” tartışmalarıyla meşgul edildiğini söyledi.
Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan için “umut hakkı” talebi ve Meclis’te konuşma çağrısı iddialarına sert tepki gösteren Dervişoğlu, partisinin bu konudaki tutumunu açık bir dille ortaya koydu.
“Bu ülkeye ihanet etmiş bir caniye umut hakkı vererek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kürsüsünden millete hitap ettirmeye kalkışacaklara karşı duruşumuz nettir” diyen Dervişoğlu, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Kim davet ederse etsin, İYİ Partili milletvekillerinin cesedini çiğnemeden Öcalan’ı Meclis’e sokamazsınız.”
Salonda büyük alkış alan bu sözler, programın en çarpıcı anı olarak kayda geçti.
“Ramazan Arınma Ayıdır”
Konuşmasının başında Ramazan ayının manevi boyutuna dikkat çeken Dervişoğlu, “Ramazan sadece aç kalmak değildir. Fesattan, yalandan, iftiradan ve ihanetten arınma ayıdır. Nefislerin ayaklar altına alındığı, adaletin ve vicdanın hatırlandığı bir muhasebe zamanıdır” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen iftar programı, yoğun katılım ve sert siyasi mesajlarla dikkat çekti.
Dervişoğlu’nun Bursa’dan verdiği mesajlar, hem ekonomi politikalarına yönelik ağır eleştirileri hem de “açılım süreci” tartışmalarına karşı net ve tavizsiz duruşu bakımından siyasi gündemde yankı uyandırdı.