“Para Yoksa Bakmayız”

25.02.2026
A+
A-
“Para Yoksa Bakmayız”

SKANDAL İDDİALAR! Bursa’da Hayvan Hastanesinde Dehşet Süreç: “Para Yoksa Bakmayız” Tartışması, Tehdit, Baskı ve Bir Canın Ölümü

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bir hayvan hastanesinde yaşandığı iddia edilen olay, hem hayvan hakları hem de meslek etiği açısından büyük bir skandal tartışmasını beraberinde getirdi. Yaralı bir kediyi yaşatmak için mücadele eden bir vatandaşın yaşadıkları, sağlık hizmetinde etik sınırların ihlal edildiği iddialarını gündeme taşıdı.

Sokakta yaralı halde bulduğu bir kediyi yaşatmak için mücadele eden Ayşenur Sevim’in anlattıkları, hayvan hakları ve meslek etiği konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

“Tedavi İçin Değil, Adeta Pazarlık İçin Karşılandım”

Ayşenur Sevim, yaralı kediyi acil müdahale amacıyla götürdüğü hayvan hastanesinde daha ilk anda maddiyat odaklı bir yaklaşım ile karşılaştığını belirtti. Tedavi süreci için belirlenen 5.000 TL’yi peşin ödemesine rağmen henüz ikinci gün ek ücret talep edildiğini söyleyen Sevim, itiraz etmesi sonrası ortamın gerildiğini ifade etti.

İddialar; maddiyat odaklı yaklaşım, haksız kazanç talebi, tehdit, zorla belge imzalatma girişimi ve ihmaller zinciri sonucu bir canın hayatını kaybetmesi gibi son derece ağır suçlamaları içeriyor.


İLK KARŞILAMA İDDİASI: “PARAN VARSA BAKARIZ”

Olayın merkezindeki iddiaya göre, sokakta yaralı halde bulunan kedi acil müdahale amacıyla özel bir hayvan hastanesine götürüldü. Ancak daha ilk anda “paranız varsa bakarız” şeklinde bir yaklaşım sergilendiği öne sürüldü.

Tedavi için belirlenen 5.000 TL tutarındaki ücretin peşin olarak ödenmesine rağmen, henüz ikinci gün yeni ücret taleplerinin gündeme geldiği ve bunun hasta yakını tarafından açıkça “haksız kazanç girişimi” olarak değerlendirildiği ifade edildi.


ORTAM GERİLDİ: TEHDİT VE FİZİKSEL BASKI İDDİASI

Ek ücret talebine itiraz edilmesiyle birlikte ortamın hızla gerildiği iddia edildi. Şikayetçi, hastane yetkilileri tarafından sözlü baskıya maruz kaldığını, üzerlerine yürünerek korkutulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Olayın büyümesi üzerine polis ekiplerinin çağrıldığı ve yaşanan gerginliğin sağlık hizmeti verilen bir ortamdan çok uzak bir tablo ortaya koyduğu ifade edildi.


EN AĞIR İDDİALARDAN BİRİ: ZORLA “TEDAVİ REDDİ” BELGESİ

Yaşanan sürecin en çarpıcı başlıklarından biri ise şikayetçiye zorla “tedavi reddi” içerikli bir belge imzalatılmak istendiği iddiası oldu.

Şikayetçi, bunun sorumluluktan kaçma girişimi olduğunu savunurken, yaşananların hem hukuki hem de etik açıdan kabul edilemez olduğunu dile getirdi.


KAOTİK ORTAM VE İHMAL ZİNCİRİ: KEDİ HAYATINI KAYBETTİ

Tüm bu gerilim ve tartışmaların ortasında tedavi sürecinin aksadığı, gerekli müdahalelerin zamanında ve sağlıklı şekilde yapılmadığı iddiaları gündeme geldi. Sürecin sonunda yaralı kedi hayatını kaybetti.

Olay, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, hayvan sağlığı hizmetlerinin güvenilirliği konusunda ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirdi.


“BU SADECE BENİM DEĞİL, TOPLUMUN VİCDAN YARASIDIR”

Şikayetçi yaptığı açıklamada yaşadığı süreci sert sözlerle değerlendirdi:

Bu olayın bir para meselesi değil, vicdan meselesi olduğunu belirten şikayetçi, bir canı yaşatmak için tüm imkânlarını kullandığını ancak karşılığında baskı ve tehdit gördüğünü ifade etti. Süreci sonuna kadar takip edeceğini ve başka hayvanların zarar görmemesi için hukuk mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.


HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI: ÇOK YÖNLÜ İNCELEME BEKLENTİSİ

Olay sonrası ilgili kurumlara resmi başvuruların yapıldığı ve sürecin hukuki boyuta taşındığı öğrenildi. Başvuruların;

  • Meslek etiği ihlali

  • Haksız kazanç iddiası

  • Tehdit ve psikolojik baskı

  • Hizmet kusuru

başlıklarını kapsadığı belirtiliyor.


HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI AYAKTA

Olayın kamuoyuna yansımasının ardından hayvan hakları savunucuları, veterinerlik hizmetlerinde denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, sağlık hizmetlerinde güven ortamının zedelenmesinin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor.


TOPLUMSAL TEPKİ BÜYÜYOR: “CAN YAŞATMA TİCARETİN ÜSTÜNDEDİR”

Yaşanan iddialar, hayvan sağlığı hizmetlerinde ticari kaygıların sınırı ve etik sorumluluklar konusunu yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyunda birçok kesim, olayın şeffaf şekilde soruşturulması ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini savunuyor.


GÖZLER SORUŞTURMA SÜRECİNDE

Yetkili kurumların inceleme başlatması beklenirken, olayın hem hukuki hem idari boyutunun nasıl sonuçlanacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Sürecin, hayvan hakları ve veterinerlik hizmetlerinde etik standartlar açısından emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor.

“Bu Bir Vicdan Meselesidir”

Ayşenur Sevim yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Ben üzerime düşeni yaptım. Ona kucak açtım, imkânlarımı zorladım. Ama yaşananlar sadece benim değil, tüm hayvan severlerin vicdanını yaralayan bir tablo ortaya çıkardı. Bu bir kişisel mesele değil, vicdan meselesidir. Başka canlar yanmasın diye hukuk mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.