Ramazan Sofraları Büyürken Geçim Derdi Derinleşiyor

19.02.2026
A+
A-
Ramazan Sofraları Büyürken Geçim Derdi Derinleşiyor

“Ekonomik Krizin Bedeli Yine Sabit Ücretliye Kesildi”

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, 19 Şubat 2026 tarihinde yaptığı sert içerikli basın açıklamasında, Ramazan ayı öncesinde açıklanan ekonomik veriler üzerinden hükümetin ekonomi ve tarım politikalarını ağır sözlerle eleştirdi. Genç, “Bu Ramazan’da da değişen hiçbir şey yok. Ekonomik krizin faturası bir kez daha sabit ücretlilere kesilmiştir” ifadelerini kullandı.

Fitre Hesabı Gerçeği Gözler Önüne Serdi

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 yılı için fitre bedelini 240 TL olarak açıklamasının ardından ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Genç, rakamların acı gerçeği net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin yalnızca asgari gıda ihtiyacının 30 günlük karşılığı 28.800 TL’ye ulaşıyor. Buna karşılık:

  • Asgari ücret: 28.075 TL

  • Açlık sınırı: 31.223,88 TL

  • Yoksulluk sınırı: 101.706 TL (TÜRK-İŞ verisi)

Genç, “Bir ailenin sadece temel gıda ihtiyacı, asgari ücreti aşmış durumda. Bu tabloyu hangi ekonomik başarı hikâyesiyle açıklayacaksınız?” diyerek iktidara yüklendi.

“Yoksulluk Sınırının Altında Maaşla Devlet Çalıştırılıyor”

2026 yılı itibarıyla en düşük memur maaşının 59.896,56 TL olduğunu hatırlatan Genç, doktor ve profesörler hariç tutulduğunda kamu çalışanlarının büyük çoğunluğunun yoksulluk sınırının oldukça altında maaş aldığını vurguladı.

“Şube müdürü dahi yoksulluk sınırının yarısına yaklaşamıyorsa burada ciddi bir adaletsizlik vardır” diyen Genç, kamu çalışanlarının alım gücünün her geçen yıl eridiğini, maaş artışlarının enflasyon karşısında buharlaştığını ifade etti.

“Reklamlarda Işıltı, Gerçekte Kuyruk”

Açıklamada, Ramazan ayına yönelik reklamlarda ve kamu spotlarında bolluk ve bereket teması işlenirken, kamu çalışanları ve emeklilerin market market dolaşıp indirim kovaladığına dikkat çekildi.

“Televizyonlarda ışıltılı sofralar var, gerçekte ise etiket okumaktan yorgun düşmüş insanlar var” diyen Genç, iftar ve sahur sofralarının nasıl kurulacağına dair kaygının, Ramazan’ın manevi huzurunun önüne geçtiğini söyledi.

Genç, “İnsanlar artık ibadete değil, mutfak hesabına odaklanıyor. Çünkü geçim derdi inancın huzurunu bastıracak noktaya gelmiştir” ifadelerini kullandı.

“Krizin Sorumlusu Çalışan Değil”

Ekonomik krizin nedenleri tartışılırken gıda fiyatlarının günah keçisi ilan edildiğini savunan Genç, asıl sorunun yıllardır uygulanan yanlış tarım ve kırsal politikalar olduğunu dile getirdi.

“Tarımı ‘üstü açık sanayi’ olarak tanımlayıp iklim koşullarını mazeret gösterenler, yıllardır sürdürülen kırsal nüfusu azaltma politikalarını görmezden geliyor” diyen Genç, üretimi artırmak yerine ithalata dayalı çözüm anlayışının gıda fiyatlarını kalıcı biçimde yükselttiğini belirtti.

“Üretim Yerine İthalat Tercih Edildi”

Sendika açıklamasında, tarımsal desteklerin yetersiz kaldığı, hatta üretimle ilgisi olmayan kişi ve kurumların desteklerden yararlanmasının sektörü zayıflattığı iddia edildi.

Genç, “Her sektör önemlidir ama gıda vazgeçilmezdir. Savunma kadar stratejik olan bir alan, plansız politikalarla zayıflatılmıştır” diyerek şu talepleri sıraladı:

  • Tarım alanları stratejik statüde korunmalı

  • Kırsal kesime yönelik destek ve teşvikler artırılmalı

  • Üretim yapan ve verimlilik sağlayan çiftçilere ÖTV muafiyeti getirilmeli

  • Plansız göç politikalarına son verilmeli

  • Tarım ve Orman Bakanlığı çalışanları angarya işlerden arındırılarak bilimsel üretim ve araştırmaya yönlendirilmeli

“En Fazla Mağdur Edilen Bakanlık Çalışanları”

Tarım ve Orman iş kolu çalışanlarının 7/24 görev yaptığını, halkın güvenilir gıdaya erişimi için sahada büyük fedakârlık gösterdiğini belirten Genç, buna rağmen mali ve özlük hakları bakımından en fazla mağdur edilen kesimin yine bu çalışanlar olduğunu savundu.

“Bakanlık yöneticileri çalışanların fedakârlığını her fırsatta dile getiriyor ama söz, maaş ve özlük haklarına gelince aynı hassasiyeti göremiyoruz” diyen Genç, adil bir ücret politikası ve iyileştirilmiş çalışma koşulları talep ettiklerini açıkladı.

“Ramazan Adalet Getirsin”

Basın açıklamasının sonunda Ramazan ayının anlam ve önemine vurgu yapan Muzaffer Genç, emeğiyle geçinen tüm çalışanların ve sendika üyelerinin Ramazan ayını tebrik etti.

Genç, “Ramazan’ın ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa huzur, bereket ve en önemlisi adalet getirmesini diliyoruz. Çünkü bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey sosyal ve ekonomik adalettir” ifadelerini kullandı.

Açıklama, ekonomik yükün her yıl olduğu gibi bu Ramazan’da da sabit gelirli kesimlerin omuzlarına yüklendiği vurgusuyla sona erdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.