Türk Diyanet Vakıf-Sen’den Enflasyon ve Kamu Çalışanlarının Haklarına İlişkin Sert Açıklama
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin ile birlikte gerçekleştirdikleri Aksaray ziyareti sonrasında kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu. Şanlı, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak ayı enflasyon verilerinin, memur ve emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu tüm açıklığıyla ortaya koyduğunu ifade ederek, mevcut politikaların sabit gelirli kesimleri ciddi şekilde mağdur ettiğini vurguladı.
Genel Sekreter Şanlı, yılın daha ilk ayında açıklanan %4,84’lük enflasyon oranının, memur ve emeklilere verilen 6 aylık %11’lik maaş artışının büyük bir bölümünü erittiğine dikkat çekti. Açıklamasında, enflasyon hedeflerinin kağıt üzerinde kaldığını belirten Şanlı, maaşların henüz çalışanların cebine girmeden değer kaybettiğini söyledi.
“Bu tablo, sabit gelirlinin korunmadığını ve ekonomik yükün yine memur ve emeklinin sırtına yüklendiğini açıkça göstermektedir,”
diyen Şanlı, uygulanan politikaların sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
“DAR VE SABİT GELİRLİLERİN FEDAKÂRLIĞI KABUL EDİLEMEZ”
Ekonomik dengeleri sağlama gerekçesiyle dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünün feda edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Şanlı, memur ve emeklilerin ülke büyürken refahtan pay alamadığını, kriz dönemlerinde ise ilk bedeli ödeyen kesim olduğunu dile getirdi.
“Bu durum ne sosyal adaletle ne de vicdanla bağdaşır. Memur ve emekli, ekonominin sigortası değildir,”
ifadelerini kullandı.
“ARTIK SÖZ DEĞİL, SOMUT ADIM ATILMALIDIR”
Türk Diyanet Vakıf-Sen’in taleplerini net bir şekilde sıralayan Şanlı, kamu çalışanlarının daha fazla bekleyecek gücünün kalmadığını belirtti. Buna göre sendikanın öncelikli talepleri şu şekilde sıralandı:
-
Memurlara acilen ek zam yapılmalıdır.
-
Yapılacak artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.
-
Gerçekleşen enflasyon, gecikmeden aylık olarak maaşlara yansıtılmalıdır.
Bu taleplerin birer ayrıcalık değil, emeğin ve alın terinin doğal karşılığı olduğunu vurgulayan Şanlı, kamu çalışanlarının yaşam standartlarının her geçen gün daha da gerilediğine dikkat çekti.
“KAMU ÇALIŞANLARININ KRONİK SORUNLARI DAHA FAZLA ERTELENEMEZ”
Açıklamasının devamında Diyanet camiası ve diğer kamu çalışanlarının uzun süredir çözüm bekleyen yapısal sorunlarına da değinen Şanlı, şu talepleri dile getirdi:
-
3600 ek gösterge, 1. dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına verilmelidir.
-
Diyanet İşleri Başkanlığı, kariyer kadrolarını artırmalı; kıdeme dayalı ve sınavsız şekilde bu kadroları tüm personele yansıtmalıdır.
-
Vaiz, murakıp ve din hizmetleri uzmanlarının özlük hakları adil ve eşit biçimde yeniden düzenlenmelidir.
-
Genel İdare Hizmetleri Sınıfı çalışanlarının naklen atanma talepleri, sözlü mülakat gibi keyfi uygulamalara tabi tutulmamalıdır.
-
Kur’an kursu öğreticileri ve öğrencileri, vaizler, murakıplar, din hizmetleri uzmanları, manevi danışmanlar ve koordinatörlük görevinde bulunan personel için; Milli Eğitim çalışanlarına tanınan belediye toplu taşıma hakları, tüm illerde eksiksiz şekilde uygulanmalıdır.
“2026 KAYIP BİR YIL OLMAMALIDIR”
Hilmi Şanlı açıklamasını, yetkililere çağrıda bulunarak tamamladı. 2026 yılının memur ve emekliler için kayıp bir yıl olmaması gerektiğini vurgulayan Şanlı, adaletin gecikmeden tecelli etmesini ve maaşları enflasyon karşısında eriyen kamu çalışanlarının rahat bir nefes almasını sağlayacak kararların derhal alınmasını istedi.
“Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, üyelerimizin ve tüm kamu çalışanlarının hakkını savunmaktan asla geri durmayacağız,”
diyerek sendikanın mücadelesinin kararlılıkla süreceğini ifade etti.
