BM Genel Kurulu’nun Unutulmaz Anları
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1946’dan beri üye devlet liderlerini yılda bir kez bir araya getiriyor ve bu toplantılar hem küresel gündemi şekillendiriyor hem de beklenmedik anılar bırakıyor. Kürsüde yaşanan sıra dışı davranışlardan duygusal aile anlarına, sert çıkışlardan uzun soluklu hitabetlere kadar pek çok olay, Genel Kurul tarihine kazındı.
Son yıllarda öne çıkan tartışmalardan biri, 7 Ekim 2023 sonrası Gazze saldırılarına tepki olarak bazı delegasyonların 2024’ten itibaren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kürsüye çıktığında salonu terk etmesi oldu. Bu yıl 22-28 Eylül tarihlerinde düzenlenecek 81. Yüksek Düzeyli Katılım Haftası’nda Netanyahu’nun yeniden aynı muameleyle karşılaşıp karşılaşmayacağı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 2024’te çıkardığı tutuklama emrinin uygulama olasılığı merak konusu.
Hatırlanan Sahneler ve İlginç Detaylar
Konuşma rekoru: Liderlere genelde 15’er dakika tanınsa da, Küba lideri Fidel Castro’nun 1960’taki 4 saat 29 dakikalık konuşması hâlâ en uzun konuşma rekoru olarak kayıtlarda duruyor.
Sovyet lideri ve ayakkabı efsanesi: 1960’ta Nikita Kruşçev’in masaya yumruk atıp ayakkabısını kullanarak tepki gösterdiği öyküsü sıkça anlatılıyor. BM arşivlerindeki görüntüler ayakkabı kullanımını doğrulamasa da anılarda ve tarihsel anlatımlarda bu an yer alıyor.
“İlk bebek” yaka kartı: 2018’de Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, üç aylık bebeği Neve ile katılarak üzerinde “First Baby” yazılı yaka kartı taşıyan bir bebeğin de resmi programa dahil edilebileceğini gösterdi ve annelikle siyaset sorumluluğunu yan yana götürme mesajı verdi.
Dinozorla iklim uyarısı: 2021’de UNDP’nin yayınladığı videoda devasa bir dinozor canlandırması (“Frankie”) fosil yakıtları desteklemeye devam eden ülkelere küresel ısınma tehlikesine dair ironik bir uyarı iletmişti.
Beklenmedik mizah ve aksilikler: 2024’te Haiti Geçiş Konseyi Başkanı Edgard Leblanc Fils’in konuşma sırasında bardağı atlayıp sürahiden su içmeye çalışması sosyal medyada çokça konuşuldu. Benzer şekilde, tarihteki bazı sert söylemler ve ilginç jestler—İdi Amin’in 1972’de Edward Heath’i Hitler’le kıyaslaması, Hugo Chavez’in 2006’da George W. Bush’a yönelik ağır benzetmeleri, Donald Trump’ın 2018 konuşmasında salondaki kahkahalara verdiği esprili karşılık ve 1960’ta Genel Kurul tokmağının kırılması gibi anekdotlar—Genel Kurul’un renkli yönlerini ortaya koyuyor.
Gelecek oturumlarda neler yaşanacağı ise hem diplomatik dengeyi hem de uluslararası hukukun sınırlarını test edebilecek gelişmelere bağlı. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin UCM kararının uygulanması gerektiği yönündeki görüşü ile ABD yönetiminin “tutuklanmayacağı” açıklaması gibi karşıt beyanlar, bu yılki oturumları özellikle izleyeceğimizi gösteriyor.