Emeklilerin siyasette yeni adres arayışı
Emekli Hakları Eylem Birliği, TEP ve TEEP aynı zeminde buluşuyor
Emekli ve emekçilerin hak mücadelesi siyasetin merkezine taşınıyor
Türkiye’de milyonlarca emekli ve çalışan, ekonomik koşullar, gelir dağılımındaki adaletsizlik, düşük emekli aylıkları, artan yaşam maliyetleri ve sosyal güvenlik sistemindeki sorunlar nedeniyle yeni bir siyasi arayışın içerisine girerken, emeklilerin ve emekçilerin haklarını merkeze alan oluşumlar da giderek daha görünür hale geliyor.
Bu siyasi hareketlilik içerisinde Emekli Hakları Eylem Birliği, Türkiye Emekliler Partisi (TEP) ve Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi (TEEP) dikkat çeken yapılar arasında yer alıyor.
Türkiye Emekliler Partisi Genel Başkanı Oktay Akçın ile Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi Genel Başkanı Ergin Dursun, emekli ve emekçilerin ekonomik ve sosyal sorunlarını siyasetin temel gündemlerinden biri haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
Her iki siyasi yapı da emeklilerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir seçmen kitlesi olmaktan çıkarılarak, ülkenin siyasal karar mekanizmalarında doğrudan temsil edilmesi gerektiği görüşünü öne çıkarıyor.
“Emekli artık sadece oy veren değil, karar veren olmalı”
Türkiye’de emeklilerin nüfus içerisindeki ağırlığı ve seçimlerdeki belirleyici konumu, emekli hareketinin siyasi önemini de artırıyor.
Emekliler açısından en temel gündem maddelerinin başında gelir kaybı geliyor. Artan kira, gıda, enerji, sağlık ve ulaşım giderleri karşısında emekli aylıklarının yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler, emekli örgütlerinin ve siyasi yapıların ortak gündeminde bulunuyor.
Türkiye Emekliler Partisi’nin Genel Başkanı Oktay Akçın da partinin temel yaklaşımını emeklilerin ekonomik, sosyal ve siyasal haklarının güçlendirilmesi üzerine kuruyor. Partinin resmi açıklamalarında emeklilerin ve dezavantajlı kesimlerin sesi olma hedefi özellikle vurgulanıyor.
Akçın’ın siyasi geçmişinde eğitimcilik ve sendikal çalışmaların yanı sıra emeklilik sonrasında siyasi faaliyetler de bulunuyor. TEP’in resmi biyografisine göre Akçın, 2006 yılında emekli olduktan sonra siyasi çalışmalarını sürdürmüş, 2023 yılında kurulan Türkiye Emekliler Partisi içerisinde çeşitli görevler üstlendikten sonra genel başkanlık görevine gelmiştir.
TEP: “Emeklinin ve mazlumun sesi”
Türkiye Emekliler Partisi kendisini doğrudan emeklilerin ve toplumdaki dezavantajlı kesimlerin siyasi temsilini güçlendirmeyi amaçlayan bir parti olarak konumlandırıyor.
Partinin resmi internet sitesinde “Emeklinin ve mazlumun sesi olmaya geldik” mesajı öne çıkarılırken, ekonomik sorunların yanı sıra adalet, eğitim ve diğer temel kamu politikalarında değişim hedefleri de sıralanıyor.
TEP Genel Başkanı Oktay Akçın, farklı dönemlerde yaptığı açıklamalarda emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması gerektiğini savunuyor.
Partinin teşkilatlanma çalışmalarının da sürdüğü görülüyor. Daha önce Aydın İl Başkanlığı’nın açılışında konuşan Akçın, emeklilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi ve haklarının korunmasını partinin temel hedefleri arasında gösterdi.
Bu yaklaşım, emekli hareketinin yalnızca maaş artışı talebinden ibaret olmadığına işaret ediyor. Emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminden sosyal yaşama, barınmadan kültürel faaliyetlere kadar geniş bir alanda daha güçlü sosyal devlet politikaları talep etmesi, siyasi hareketlerin programlarında da karşılık buluyor.

Ergin Dursun ve TEEP cephesinde “emekli-emekçi” birlikteliği
Emekliler siyasetinde dikkat çeken bir diğer oluşum ise Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi.
Partinin Genel Başkanı Ergin Dursun, emekli ve çalışanların sorunlarını aynı siyasi çerçevede değerlendiren bir anlayışla hareket ediyor.
TEEP’in resmi internet sitesinde de Ergin Dursun Genel Başkan olarak yer alıyor.
Dursun’un siyasi yaklaşımında emekliler kadar çalışanlar, işçiler, dul ve yetimler ile gençlerin sorunları da önemli bir yer tutuyor.
Dursun’un kamuoyuna yansıyan açıklamalarında emeklilere asgari ücret seviyesinde gelir güvencesi sağlanması, bayram ikramiyelerinin artırılması, çalışanların ücret ve vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi gibi öneriler öne çıkıyor.
TEEP Genel Başkanı, emeklilerin ekonomik sorunlarının yalnızca emekli maaşlarının artırılmasıyla çözülemeyeceğini; sosyal güvenlik, vergi, istihdam, ücret politikaları ve sosyal devlet anlayışının birlikte ele alınması gerektiğini savunuyor.
TEEP’in kuruluş süreci
Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi’nin siyasi örgütlenme süreci 2024 yılında hız kazandı.
Partinin 27 Ağustos 2024 tarihinde resmen kurulduğu ve Genel Başkanlık görevine Ergin Dursun’un getirildiği dönemin haberlerinde yer aldı.
Parti daha sonra Ankara’da genel merkez ve il teşkilatı yapılanmasını da güçlendirdi.
2024 yılında Ankara’daki genel merkez ve Ankara İl Başkanlığı hizmet binasının açılışında konuşan Dursun, yeni yapılanmayı yalnızca parti merkezi olarak değil, emeklilerin ve emekçilerin örgütlenebileceği bir siyasi merkez olarak değerlendirdi.
TEEP’in 2026 yılında birinci olağan kurultayını gerçekleştirdiğine ilişkin güncel paylaşımlar da partinin teşkilatlanma sürecini sürdürdüğünü gösteriyor.
Emekli Hakları Eylem Birliği neden önemli?
Emeklilerin siyasi alandaki arayışlarının bir başka boyutunu ise Emekli Hakları Eylem Birliği gibi hak temelli oluşumlar oluşturuyor.
Bu tür oluşumların temel özelliği, emekli vatandaşların yalnızca siyasi partiler üzerinden değil, dernekler, platformlar, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız emekli hareketleri aracılığıyla da taleplerini gündeme taşıması.
Emekli hareketinin bu farklı kanalları arasında zaman zaman ortak eylem, ortak açıklama ve iş birliği arayışlarının ortaya çıkması, emeklilerin siyasi ağırlığını artırma potansiyeli taşıyor.
Bu noktada temel soru şu:
Türkiye’deki emekli hareketleri ortak bir siyasi ve toplumsal zeminde buluşabilecek mi?
Bu soru, önümüzdeki dönemde emeklilerin siyasi geleceği açısından en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Ortak gündem: Geçim sıkıntısı
TEP ve TEEP farklı siyasi yapılanmalar olsa da emeklilerin ekonomik sorunları konusunda ortaklaşan önemli başlıklar bulunuyor.
Bunların başında:
- Emekli aylıklarının yetersizliği,
- En düşük emekli aylığı ile çalışan ücretleri arasındaki fark,
- Kira ve barınma maliyetleri,
- Gıda fiyatlarındaki artış,
- Sağlık harcamaları,
- İlaç ve muayene giderleri,
- Emeklilerin sosyal hayata katılım sorunları,
- Dul ve yetim aylıklarının yetersizliği,
- Çalışan emeklilerin sorunları,
- Emeklilerin yeniden çalışmak zorunda kalması,
- Emeklilerin siyasal karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesi
gibi konular bulunuyor.
Bu başlıklar, emekli hareketinin siyasi programlarının merkezinde yer alıyor.
Emeklilik yalnızca maaş meselesi değil
Emeklilerin taleplerinin giderek ekonomik konuların ötesine taşındığı görülüyor.
Emeklilik döneminin insan onuruna yakışır bir yaşam dönemi olması gerektiği vurgulanırken; sağlık hizmetleri, sosyal güvence, ulaşım, kültür, barınma ve sosyal etkinliklere erişim gibi konular da emeklilerin temel talepleri arasında bulunuyor.
TEP’in resmi söyleminde de emekliliğin yalnızca çalışma hayatının sona ermesi olarak değil, onurlu yaşam hakkıyla birlikte ele alındığı görülüyor.
Bu yaklaşım, emekli hareketinin önümüzdeki yıllarda daha geniş bir sosyal politika perspektifiyle hareket edebileceğine işaret ediyor.
Ergin Dursun’un modeli: Emekli ve çalışan aynı çatı altında
TEEP’in diğer emekli odaklı yapılardan ayrıştığı önemli noktalardan biri, emeklilerle birlikte çalışanları da siyasi hareketin doğrudan merkezine yerleştirmesi.
Dursun’un açıklamalarında işçi ve memur ayrımının azaltılması, ücret adaleti, vergi düzenlemeleri, sendikal örgütlenme ve çalışanların sosyal haklarının güçlendirilmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.
Bu anlayışın temelinde ise emekli ile çalışan arasındaki bağ bulunuyor.
Çünkü bugün çalışanların önemli bir bölümü gelecekte emekli olacak. Dolayısıyla çalışma hayatındaki ücret ve sosyal güvenlik politikalarının doğrudan emeklilik dönemini de etkilediği savunuluyor.
Oktay Akçın cephesinde siyasi temsil vurgusu
TEP Genel Başkanı Oktay Akçın ise emeklilerin kendi siyasi temsilini oluşturması gerektiğini savunan bir çizgide ilerliyor.
Partinin resmi söyleminde “artık biz de varız” yaklaşımı öne çıkarken, emeklilerin yalnızca başka siyasi partilere oy veren bir kitle olmaktan çıkarak kendi taleplerini doğrudan Meclis’e taşıması gerektiği belirtiliyor.
Bu yaklaşım, Türkiye’de emekli seçmenin siyasi ağırlığının yeni bir parti yapılanması içerisinde değerlendirilmesi anlamına geliyor.
Birleşme ve ortak hareket tartışması
Emekli hareketinin önündeki en önemli tartışmalardan biri ise parçalı yapının nasıl aşılacağı.
Türkiye’de emeklilerin haklarını savunan çok sayıda dernek, platform, sendika ve siyasi oluşum bulunuyor. Ancak bu yapıların tamamının aynı çatı altında hareket etmemesi, emekli taleplerinin siyasi etkisinin sınırlı kalmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle TEP, TEEP ve çeşitli emekli örgütleri açısından ortak hareket, iş birliği ve güç birliği arayışları önümüzdeki dönemin önemli siyasi başlıklarından biri olabilir.
Son dönemde emekli odaklı siyasi yapıların birleşme ve ortak çalışma arayışlarının kamuoyuna da yansıdığı görülüyor.
Buradaki temel hedef, farklı siyasi anlayışlara sahip emekli ve emekçi örgütlerini tamamen aynılaştırmak değil; ortak sorunlar üzerinden ortak bir mücadele zemini oluşturmak olarak değerlendirilebilir.
Emeklilerin sandıktaki ağırlığı
Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısı ve emekli sayısındaki artış, emeklileri seçimlerin en önemli seçmen gruplarından biri haline getiriyor.
Bu nedenle emekli politikaları yalnızca sosyal politika konusu değil, aynı zamanda doğrudan seçim politikası haline geliyor.
Emeklilerin ekonomik taleplerine hangi siyasi partinin daha güçlü cevap vereceği, önümüzdeki seçim süreçlerinde belirleyici tartışmalardan biri olabilir.
TEP ve TEEP gibi doğrudan emekli ve emekçi kimliği üzerinden siyaset yapan partiler ise bu seçmen kitlesinin mevcut siyasi partilerden bağımsız olarak örgütlenebileceği iddiasını ortaya koyuyor.
Yeni dönemin ana sorusu: Birlik sağlanabilecek mi?
Emekli hareketinin önündeki en büyük fırsatlardan biri, milyonlarca insanın ortak ekonomik ve sosyal sorunlar etrafında buluşabilmesi.
Ancak aynı zamanda önemli bir risk de bulunuyor:
Emeklilerin farklı siyasi yapılara bölünmesi.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte TEP, TEEP ve Emekli Hakları Eylem Birliği gibi farklı yapıların birbirleriyle nasıl ilişki kuracağı, ortak eylem ve ortak politika üretip üretemeyeceği büyük önem taşıyor.
Eğer emekli ve emekçi örgütleri ortak talepler etrafında geniş bir toplumsal koalisyon oluşturabilirse, Türkiye siyasetinde yeni ve güçlü bir aktör ortaya çıkabilir.
Aksi durumda ise birbirinden bağımsız hareket eden çok sayıda küçük yapı, aynı seçmen kitlesinin farklı adreslere bölünmesine yol açabilir.
Emekliler siyasetin yeni belirleyicisi olabilir mi?
Oktay Akçın’ın başında bulunduğu Türkiye Emekliler Partisi ile Ergin Dursun’un liderliğindeki Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi’nin önündeki en büyük sınav, emeklilerin ve emekçilerin geniş kesimlerine ulaşabilmek.
Bu iki siyasi yapı farklı örgütlenme ve siyasi söylemlere sahip olsa da ortak paydaları oldukça belirgin:
Daha yüksek gelir, daha güçlü sosyal devlet, daha adil çalışma hayatı, emeklilerin onurlu yaşam hakkı ve siyasal temsil.
Emekli Hakları Eylem Birliği gibi hak temelli oluşumların yanı sıra sendikalar, dernekler ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla kurulabilecek ilişkiler de bu hareketin toplumsal tabanını genişletebilir.
Türkiye’de emeklilerin ekonomik sorunlarının devam etmesi halinde, emekli siyaseti de önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme taşınacak.
Bu nedenle Oktay Akçın ve Ergin Dursun’un liderliğindeki siyasi hareketlerin yanı sıra emekli dernekleri ve hak platformlarının nasıl bir yol izleyeceği, yalnızca emekliler açısından değil, Türkiye’nin genel siyasi dengeleri açısından da önem taşıyor.
Sonuç: Emekli artık siyasetin kenarında değil, merkezinde
Türkiye’de emekliler uzun yıllar boyunca siyasi partilerin önemli ancak çoğunlukla pasif bir seçmen grubu olarak değerlendirildi.
Bugün ise tablo değişiyor.
Emekliler kendi taleplerini siyasi programlara dönüştürmeye, kendi örgütlenmelerini kurmaya ve doğrudan siyasal temsil arayışına yöneliyor.
Türkiye Emekliler Partisi Genel Başkanı Oktay Akçın’ın liderliğindeki TEP, emeklilerin bağımsız siyasi temsilini öne çıkarırken; Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi Genel Başkanı Ergin Dursun’un liderliğindeki TEEP, emeklilerle çalışanları aynı siyasi mücadele içerisinde buluşturmayı hedefliyor.
Emekli Hakları Eylem Birliği ve diğer hak temelli oluşumlar ise bu mücadelenin toplumsal ve eylemsel ayağını güçlendirme potansiyeli taşıyor.
Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici olacak konu ise şu:
Milyonlarca emekli ve emekçi ortak talepler etrafında birleşerek güçlü bir siyasi irade oluşturabilecek mi?
Bu sorunun cevabı, yalnızca emekli hareketinin değil, Türkiye siyasetinin geleceğinde de önemli bir rol oynayabilir.