Körfez gerginliği Türkiye’nin ihracatını etkilemedi

06.05.2026
A+
A-
Körfez gerginliği Türkiye’nin ihracatını etkilemedi

Türkiye un sanayisi, 2026 Nisan ayında zorlu bölgesel koşullara ve ekonomik sıkıntılara rağmen ihracatını kayda değer oranda artırdı. Sektör temsilcileri, miktar bazında ve döviz geliri açısından olumlu performansın sürdüğünü belirtiyor.

Geçen yılın aynı dönemine göre artış gösteren rakamlar, sanayinin rekabet gücü ve stratejik hamlelerinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

İhracat ve Üretim Rakamları

İhracat miktarı 2026 Nisan’da, bir önceki yılın Nisan ayındaki 156 bin tondan 215.8 bin tona yükseldi; bu, yüzde 37’lik bir artışa işaret ediyor. Aynı dönemde ihracattan elde edilen gelir de 59 milyon dolardan 80 milyon dolara çıktı.

Çakmak’ın verdiği bilgiye göre, yılın ilk dört ayında toplamda 713 bin tonluk un ihracatı gerçekleştirildi ve bu ihracatın dolar karşılığı yaklaşık 260 milyon dolara ulaştı.

Hedefler ve Rekabet Stratejileri

Sanayi temsilcileri, kısa ve orta vadede daha büyük hedefler belirlemiş durumda. 2026 yılı için gündemdeki hedef 3 milyon ton ihracat miktarı; sektör, geçmişte 3,6 milyon tona ulaşmış tecrübesi nedeniyle bu hedefin ulaşılabilir olduğunu vurguluyor. Çakmak, kalite, deneyim ve uygun fiyat politikası sayesinde rekabetin sürdürülebilir olduğunu söylüyor.

Ayrıca uzun vadede dünya un ticaretindeki 12 milyon tonluk pastadan payı yüzde 25’in üzerine çıkarmayı amaçlıyorlar. Bu hedefe ulaşmak için kapasite, teknoloji yatırımları ve kamu politikalarından destek bekleniyor; Afrika ve Arap pazarlarında daha fazla yer almak için stratejik adımlar planlanıyor.

Maliyetler, Rekabet Avantajı ve Enflasyonla Mücadele

Çakmak, işçilik ve navlun gibi maliyet kalemlerinin yükseldiğine dikkat çekiyor; özellikle işçilik maliyetleri Avrupa seviyelerine yaklaşmış bulunuyor. Buna karşın bazı ülkelerin maliyet avantajı ve bölgesel gümrük düzenlemeleri nedeniyle rekabet üstünlüğü elde ettiği ifade ediliyor. Örneğin Mısır’ın hem maliyet avantajı hem de bölgesel gümrük kolaylıklarıyla rakip oluşturduğu belirtiliyor.

Un sektörünün son dönemdeki fiyat yönetimi enflasyonla mücadeleye katkı olarak değerlendiriliyor. Geçen yıl fiyat artışlarının genel enflasyonun yaklaşık 10 puan altında tutulduğuna dikkat çeken Çakmak, 2026’da da benzer bir politika izleyerek enflasyonla mücadeleye destek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Teknolojik yatırım ve kapasite koruma alanındaki çabalar, sektörün uzun vadeli rekabet gücünü güçlendirmeye yönelik bir diğer önemli unsur olarak öne çıkıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.