OECD Kritik Mineraller Forumu
OECD’nin Yükselen Piyasalar Forumu kapsamında İstanbul’da gerçekleştirilen OECD Kritik Mineraller Forumu, açık bir diyalog ve iş birliği platformu olarak öne çıktı. Forumun açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, jeopolitik gerilimlerin yalnız artmakla kalmadığını, aynı zamanda daha karmaşık ve kalıcı hale geldiğini vurguladı. «Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratıyor, maliyetleri yükseltiyor ve öngörülebilirliği zayıflatıyor.» dedi. Bolat, Debuçumsuz iş birliği amacıyla OECD üyeleri, ortak ülkeler, özel sektör ve sivil toplum aktörlerinden oluşan taraflar arasındaki diyalog platformunun, kalkınma sorunlarına çözüm odaklı bir yaklaşım sunduğunu belirtti.
“JEOPOLİTİK GERİLİMLER YALNIZCA ARTMIYOR, AYNI ZAMANDA DAHA KARMAŞIK HALE GELİYOR” diyen Bolat, küresel ticaret ve ekonomideki belirsizliklerin büyüdüğünü ifade etti. “Jeopolitik gerilimler sadece artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar, ticaret yollarını sekteye uğratıyor; maliyetler artıyor ve öngörülebilirlik zarar görüyor.” şeklinde konuştu.
“TİCARET POLİTİKALARI YÖN DEĞİŞTİRDİ” Notunu paylaşan Bolat, korumacı uygulamaların yükselişte olduğunu ve stratejik sektörlere devlet desteğinin arttığını belirtti. Bu değişim ile daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret edildiğini vurguladı. “Bu yalnızca geçici değil, yapısel bir dönüşüm ve buna uyum sağlamak gerekiyor,” ifadelerini kullandı. Kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolünün de bu dönüşümün bir parçası olduğuna işaret etti.
“KRİTİK MİNERALLER YÜZYILI ŞEKİLLENDİREN BÜYÜK DÖNÜŞÜMLER AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZ HALE GELDİ” sözleriyle, bu minerallerin temiz enerji teknolojileri için vazgeçilmez konumunu vurguladı. Buna ek olarak, yarı iletkenlerden akıllı telefonlara, veri merkezlerinden yapay zeka sistemlerine kadar dijitalleşme de kritik minerallerin önemiyle paralel olarak artıyor. Bolat, “Bataryalar, güneş panelleri ve rüzgar türbinleri için temel olan bu minerallerin talebi son on yılda ciddi oranda yükseldi.” dedi.
“SON 10 YILDA TEMEL KRİTİK MİNERALLERE OLAN TALEP ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI” Bolat, lityuma olan talebin yaklaşık dört kat, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talebin ise yaklaşık iki kat arttığını belirtti. Elektrikli ulaşım ve yenilenebilir enerji altyapısının büyümesiyle bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da güçleneceğini ifade etti. Ayrıca arz yoğunlaşmasının ithalatçı tarafında stratejik kırılganlıklar, üretici tarafında ise yerel katma değer ve teknoloji transferi ihtiyacı doğurduğunu kaydetti.
“PİYASAYI BOZUCU UYGULAMALAR, KRİTİK MİNERALLER ALANINDA GİDEREK DAHA ÖNEMLİ HALE GELDİ” Bolat, ihracat kısıtlamaları ve vergiler gibi politikaların küresel tedarik zincirlerine ek yük bindirdiğini söyleyerek, «Kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetiiminin eski dengelerin ötesinde ele alınması gerekiyor.» diye ekledi. Dört ana sütuna dayanan bir yönetişim yaklaşımını vurgulayan Bolat, üretimin, teknolojilerin, ulaşım koridorlarının ve finansmanın çeşitlendirilmesinin küresel karşılıklı bağımlılığı daha istikrarlı hale getireceğini ifade etti.
“ADİL VE ÖNGÖRÜLEBİLİR TİCARETE İHTİYAÇ VAR” Bolat, adaletli ve öngörülebilir ticaretin gerekliliğini vurgulayarak “Kısıtlamaların belirsizliği azaltması, şeffaf olmayan sübvansiyon rekabetinin sınırlanması ve tedarik bağımlılıklarının risk haline gelmemesi için iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“MADEN ZENGİNİ GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN KAYNAKLARINDAN DAHA FAZLA DEĞER ELDE ETMESİ GEREKİYOR” Bolat, zengin doğal kaynaklara sahip ülkelerin sanayi kapasitesiyle uyumlu şekilde değer elde etmesi gerektiğini söyledi. Sanayi devriminin erken aşamalarında doğal kaynak zengini ülkelerin sanayi yeteneklerini geliştirmekte zorluk yaşadığını belirtti ve geri dönüşüm, ikame ve materyal verimliliği gibi alanların da tedarik yönetiminin parçası olması gerektiğini ekledi.
“DAHA İYİ BİR DÜNYAYI HEDEFLEYEN YENİ BİR İŞ BİRLİĞİ HİKAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR” Bolat, küresel zorlukların tek başına çözülemeyeceğini söyleyerek, daha kapsayıcı ve güvenilir uluslararası iş birliği ihtiyacını vurguladı. Şeffaf piyasa bilgisi, erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar ve güçlü teknoloji ortaklıkları ile finansman araçlarının riskten arındırılması konularında ortak adımların atılması gerektiğini belirtti. “TÜRKİYE, KRİTİK MİNERALLER İÇİN AKTİF ROL OYNAMAYA HAZIR” ifadesiyle, kritik mineraller alanında daha çeşitli ve güvenli tedarik zincirlerini desteklemeye hazır olduğunu açıkladı. Bu yeni iş birliği hikayesinin, ortak refah ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünya vizyonuna katkı sağlayacağını ifade etti.