Öztürk: “Belediyelerin aydınlatma yükü yüzde 200 artırıldı, geçmişe dönük kesinti yapılıyor”

09.09.2026
A+
A-
Öztürk: “Belediyelerin aydınlatma yükü yüzde 200 artırıldı, geçmişe dönük kesinti yapılıyor”

YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, belediyelerin genel aydınlatma giderlerine katılım oranının üç katına çıkarılmasına ve yeni oranların 1 Ocak 2026’dan itibaren geriye dönük uygulanmasına tepki gösterdi. Öztürk, düzenlemeyle belediyelerin önemli bir mali yükün altına sokulduğunu belirterek, “Ankara’nın hesabını Bursa’nın bütçesine yazamazsınız” dedi.

YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, belediyelerin genel aydınlatma giderlerine katılım paylarını üç katına çıkaran ve geçmiş aylara ilişkin farkların da belediyelerin gelirlerinden tahsil edilmesinin önünü açan düzenlemeye ilişkin açıklamalarda bulundu.

Öztürk, söz konusu düzenlemenin belediyelerin mali yapısı ve vatandaşlara doğrudan sunduğu hizmetler açısından ciddi sonuçlar doğuracağını savunarak, yüzde 200 oranındaki artışın geri çekilmesi ve geriye dönük kesintilerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Düzenlemenin nasıl hayata geçirildiğinin anlaşılması için mevcut mevzuata bakılması gerektiğini ifade eden Öztürk, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesi kapsamında genel aydınlatma giderlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi ile belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları pay üzerinden birlikte karşılandığını hatırlattı.

Öztürk, yıllardır uygulanan sistemde büyükşehir belediyelerinin aydınlatma giderlerinin yüzde 20’sini, diğer belediyelerin ise yüzde 10’unu karşıladığını belirterek, yeni düzenlemeyle bu dengenin önemli ölçüde değiştirildiğini söyledi.

“Belediyelerin yükünü üç katına çıkardınız”

31 Temmuz 2026 tarihinde çıkarılan 7590 sayılı Kanun’la belediyelerin üzerindeki mali yükün artırıldığını belirten Öztürk, kanunun ilgili maddeleriyle oranların yükseltildiğini söyledi.

Öztürk, büyükşehirlerde yüzde 10 olan kanuni oranın yüzde 30’a, diğer belediyelerde yüzde 5 olan oranın ise yüzde 15’e çıkarıldığını belirterek, düzenlemenin yalnızca gelecekteki dönemleri değil, geçmiş dönemleri de kapsayacak şekilde uygulanmasına tepki gösterdi.

Öztürk, “Kanunu temmuzda çıkarıp hesabı ocaktan başlattınız” diyerek düzenlemenin geriye dönük uygulanmasını eleştirdi.

İktidarın 9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kendisine verilen artırma yetkisini kullandığını ifade eden Öztürk, bunun sonucunda büyükşehir ve büyükşehir ilçe belediyelerinin payının yüzde 60’a, diğer belediyelerin payının ise yüzde 30’a yükseldiğini söyledi.

Öztürk, “Dün aynı aydınlatma giderinin yüzde 20’sini karşılayan belediye bugün yüzde 60’ını karşılıyor. Yüzde 10 ödeyen yüzde 30 ödüyor. Bunun Türkçesi çok açık: Belediyelerin yükünü üç katına çıkardınız. Yani yüzde 200 artırdınız” ifadelerini kullandı.

“Yüzde 200 artırdığınız yükü bir de geriye yürütüyorsunuz”

Öztürk’e göre düzenlemenin belediyeler açısından en önemli sorunlarından biri, artışın geçmiş aylara dönük olarak uygulanması.

Belediyelerin yıl başında mevcut oranları dikkate alarak bütçelerini hazırladığını belirten Öztürk, temmuz ve ağustos aylarında yapılan değişikliklerle belediyelerin daha önceki aylara ilişkin mali planlarının da değiştirildiğini savundu.

Öztürk, “Belediye ocak ayında bütçesini yüzde 20’lik mevcut yükü bilerek yaptı. Şubat, mart, nisan, mayıs, haziran geçti. Siz temmuz sonunda kanunu değiştirdiniz, ağustosta oranı yüzde 60’a çıkardınız ve ardından belediyeye ‘Ocaktan bu yana aslında yüzde 60 ödeyecektin, aradaki farkı da şimdi ver’ dediniz. Bu nasıl bütçe yönetimidir?” diye konuştu.

Yeni oranların 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanması nedeniyle geçmiş aylarda oluşan farkların belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından tahsil edilmesinin söz konusu olabileceğini belirten Öztürk, bunun belediyelerin nakit akışını doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Öztürk, belediye bütçelerindeki kaynağın personel giderlerinden temizliğe, yol bakımından sosyal yardımlara kadar çok sayıda temel hizmette kullanıldığını hatırlatarak, “Belediyelerin gelirlerinden yapılacak her kesinti vatandaşın doğrudan aldığı hizmetleri etkiler” değerlendirmesinde bulundu.

“31 Mart’ın hesabı belediye bütçelerinden sorulamaz”

Düzenlemenin siyasi sonuçları da olduğunu savunan Öztürk, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra oluşan siyasi tabloya dikkat çekti.

Muhalefet partilerinin çok sayıda büyükşehir ve belediyede yönetimi üstlendiğini hatırlatan Öztürk, merkezi yönetimin belediyelerin mali kaynaklarını daraltmasının demokratik iradeyle bağdaşmadığını öne sürdü.

Öztürk, “31 Mart’ta millet kararını verdi. Belediye başkanlarını seçti, meclislerini seçti ve kendi kentinin parasını kimin yöneteceğine karar verdi. Şimdi sandıkta yönetimini kaybettiğiniz belediyelerin gelirlerini merkezi yönetimin aldığı kararlarla daraltıyorsunuz” dedi.

Düzenlemenin sosyal belediyecilik uygulamalarını olumsuz etkileyebileceğini belirten Öztürk, belediyelerin bütçelerindeki kaynakların vatandaşlara yönelik hizmetlerde kullanıldığını ifade etti.

“Kreş olacak, öğrenci bursu olacak, kent lokantası olacak, emekliye destek olacak, yol olacak, temizlik olacak, sosyal yardım olacak” diyen Öztürk, aydınlatma giderlerindeki artışın belediye bütçesinden ayrılan bu hizmet kaynaklarını azaltabileceğini savundu.

“Merkezi bütçenin yükünü belediyelerin sırtına aktaramazsınız”

Genel aydınlatmanın merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında paylaştırılmış kamusal bir gider olduğunu vurgulayan Öztürk, yeni düzenlemeyle merkezi bütçenin üstlendiği yükün daha büyük bölümünün belediyelere bırakıldığını söyledi.

Öztürk, “6446 sayılı Kanun zaten Bakanlık bütçesini de bu finansmanın içine koymuş. Peki siz ne yapıyorsunuz? Belediyenin payını yüzde 20’den yüzde 60’a çıkararak merkezi bütçenin üstleneceği kısmı azaltıyor, aradaki yükü yerel yönetime aktarıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“Ankara’nın hesabını Bursa’nın bütçesine yazamazsınız” diyen Öztürk, merkezi yönetimin kendi bütçesindeki yükü azaltmak amacıyla yerel yönetimlerin hizmet kaynaklarının kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi.

Bursa’daki dağıtım şirketi üzerinden değerlendirme

Hasan Öztürk, düzenlemenin Bursa açısından da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Genel aydınlatma giderlerine ilişkin faturaların dağıtım şirketlerinden geldiğini, TEDAŞ’ın faturaları denetlediğini ve ödeme mekanizmasının dağıtım şirketlerine yapılan ödemeler üzerinden yürüdüğünü ifade eden Öztürk, Bursa’daki elektrik dağıtım yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da elektrik dağıtım faaliyetlerini yürüten Uluğ Enerji grubunun çoğunluk hissesinin İngiltere merkezli yatırım şirketi Actis’in kontrolünde bulunduğunu belirten Öztürk, belediyelerin kaynaklarından yapılacak kesintilerin kullanım amacının kamuoyuna açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Öztürk, “Bursa’da vatandaşın hizmetine gitmesi gereken belediye kaynağını kesip, aydınlatma finansmanı üzerinden özel dağıtım sisteminin tahsilatına aktarıyorsunuz” diyerek düzenlemeyi eleştirdi.

“Hangi belediyeden ne kadar kesilecek, açıklayın”

Öztürk, geçmiş dönemlere ilişkin oluşan farkların nasıl hesaplanacağı ve belediyelerden hangi yöntemle tahsil edileceği konusunda da kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.

“Hangi belediyeden hangi tüketim dönemi için ne kadar kesilecek? Hangi fatura esas alındı? Daha önce ödenmiş tutarlar tam olarak mahsup edildi mi? Belediyelerin itirazları değerlendirildi mi?” sorularını yönelten Öztürk, sürecin tüm ayrıntılarıyla açıklanması gerektiğini söyledi.

Öztürk, “Önce belediyenin yükünü yüzde 200 artırıyorsunuz. Sonra bu artışı yedi ay geriye yürütüyorsunuz. Sonra da aylar boyunca biriken farkı belediyenin gelirinden topluca kesiyorsunuz. Üç ayrı kararla aynı bütçeye üç ayrı darbe vuruyorsunuz” dedi.

“Sokakları aydınlatacağım derken kentlerin hizmet bütçesini karartmayın”

YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, açıklamasının sonunda iktidara düzenlemeden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Belediyelerin üzerindeki mali yükün azaltılması gerektiğini savunan Öztürk, geçmiş döneme ilişkin kesintilerin de kaldırılmasını istedi.

Öztürk, “7590 sayılı Kanun’la getirdiğiniz yüzde 200’lük ek yükü geri çekin. 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla oranları üç katına çıkaran düzenlemeden vazgeçin. Temmuzda çıkardığınız kanunu ocaktan başlatarak oluşturduğunuz geriye dönük faturayı belediyelerin sırtından kaldırın” dedi.

Öztürk sözlerini, “Merkezi yönetimin maliyetini belediyelere, belediyelerin üzerinden de vatandaşa yıkmayın. Sokakları aydınlatacağım derken kentlerin hizmet bütçesini karartmayın” ifadeleriyle tamamladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.