Savaşlar Ticareti Yönlendirdi: Türkiye Öne Çıktı

06.05.2026
A+
A-
Savaşlar Ticareti Yönlendirdi: Türkiye Öne Çıktı

Küresel gerilimler ve tedarik zincirindeki kırılmalar, uluslararası ticaretin rotalarını değiştirdi. Şirketler daha güvenli ve erişilebilir merkezler ararken, Türkiye özellikle İstanbul çevresinde lojistik ve depolama altyapısına olan talep hızla yükseliyor.

Bu değişim, ticari gayrimenkul piyasasında yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendiriyor; artık metrekare ölçüsü tek başına karar vermeye yetmiyor, lokasyonun erişilebilirliği ve sunduğu ticari değer ön plana çıkıyor.

Türkiye, Alternatif Ticaret Merkezi Olarak Öne Çıkıyor

Kıtalararası bağlantı noktası olan Türkiye, üretim ve dağıtım için alternatif merkez arayan firmaların radarına girdi. İstanbul’da geliştirilen projelerde lojistik, depolama ve dağıtım odaklı çözümler talep görürken, bu yönelim ticari gayrimenkulün fonksiyonel değerini artırıyor.

Projeler İçinde Yer Alan Ticari Alanlar Daha Hızlı Karşılık Buluyor

“Ticari hareketin içinde yer alan projeler daha hızlı karşılık buluyor.” Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç’in değerlendirmesi, yatırımcıların artık yalnızca taşınmaz satın almadığını; lokasyonun erişimini, ticari potansiyelini ve kullanım amacını birlikte değerlendirdiğini gösteriyor. Bu bağlamda, lojistik akışı destekleyen, erişimi güçlü projeler ön plana çıkıyor.

Yatırımcı Seçiciliği ve Artan Rekabet

Piyasa giderek daha seçici bir hal alıyor; lokasyon, altyapı ve operasyonel avantajları net kurulamayan projelerle rekabet zorlaşıyor. Bu durum, ticari gayrimenkulde tek tip bir piyasadan çok, proje bazlı ayrışmanın kalıcı olacağını işaret ediyor.

AKTİM Çarşı ve Ofis: Pratik Bir Örnek

Bayrampaşa’da hayata geçirilen AKTİM Çarşı ve Ofis projesi, yaklaşık 95 bin metrekarelik alanda 338 bağımsız bölümle bütüncül bir ticaret merkezi sunuyor. Cadde mağazaları, ofisler ve lojistik kullanım imkânı bir arada tasarlandı; dükkanlar tır ve yük araçlarının yanaşmasına uygun planlanırken, ayrı girişler ve lojistik altyapı ile yükleme-boşaltma süreçleri kesintisiz yürütülebiliyor.

Projedeki aktiviteler hızla artıyor: Dükkan büyüklükleri 202–443 m², ofis seçenekleri 150–500 m² aralığında değişiyor. Satışların kısa sürede %60 seviyesine ulaşması ve markaların yerleşmeye başlaması, sahada ticari hareketliliğin somut göstergesi oldu.

Sonuç olarak, küresel ticaret rotalarındaki değişim Türkiye’yi lojistik ve ticari gayrimenkulde cazip bir merkez haline getiriyor; yatırımcılar fonksiyonel, erişilebilir ve ticari değeri yüksek projelere yöneliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.