Türkiye enerji stratejisini geliştirmek için yeni projeler başlattı
Türkiye’nin Enerji Stratejisi ve Gelecek Hedefleri
Türkiye, enerji arz güvenliğini artırmak ve petrol ile doğalgaz arama faaliyetlerini uluslararası düzeye taşımaya yönelik yeni projeler geliştirmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Finans Merkezi’nde yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelerek Türkiye’nin enerji stratejisi ile ilgili bilgi verdi.
Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile yurt dışında faaliyetlerini büyütmeyi planladıklarını belirtti. Bu bağlamda, Somali’deki çalışmaların yanı sıra Pakistan’da da yeni faaliyetlerin gündemde olduğunu ifade etti.
TPAO’NUN ULUSLARARASI FAALİYETLERİ GENİŞLEYECEK
TPAO’nun büyüme stratejisinin uluslararası ortaklıklar, birleşme ve satın almalar üzerine şekilleneceğini vurgulayan Bayraktar, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki faaliyetlerin artırılacağını kaydetti. Gabar ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde aramaların devam edeceğini bildirdi. Bayraktar, Somali’de sondaj çalışmalarının sürdüğünü ve “Pakistan’a yönelik çalışmalarımız var. Oruç Reis sismik gemimiz şu anda Pakistan açıklarına doğru yolda.” dedi.
Libya ile deniz yetki alanlarının belirlenmesine yönelik mutabakat, iki ülkeye de yeni çalışma fırsatları sunacağını aktaran Bayraktar, Suriye, Irak ve Lübnan gibi bölgelerde de faaliyet yürütülebileceğini belirtti. Bayraktar, “Çünkü petrol ve doğalgaza ihtiyacımız var.” ifadesiyle bunların önemini vurguladı. Yeni sahalarla ilgili kararların ise ekonomik ve jeolojik koşullara bağlı olarak alınacağını dile getirdi.
KERKÜK-BANYAS HATTINI TEHDİT OLARAK GÖRMÜYORUZ
Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı’nın tekrar faaliyete geçirilmesi olasılığını değerlendiren Bayraktar, Türkiye’nin alternatif enerji güzergahlarına karşı olmadığını söyledi. Suriye’nin yeniden yapılanması için büyük yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Bayraktar, “Kerkük-Banyas Boru Hattı’nı bir tehdit olarak görmüyoruz.” dedi. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın tam kapasiteyle çalışmadığını hatırlatarak Basra’ya uzatılmasını önerdiklerini ifade etti.
Türkiye hattının günlük 1,5 milyon varillik kapasitesinin 2,5 milyon varile çıkarılabileceğini belirten Bayraktar, Suriye güzergahının ise günlük 1 ila 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşabileceğini kaydetti. Türkiye hattının maliyet, güvenlik ve istikrar açısından daha avantajlı olduğunu söyledi.
2040’A KADAR 500 MİLYAR DOLARLIK ENERJİ YATIRIMI
Bayraktar, Türkiye’nin “Milli Enerji 2040” vizyonuyla elektrifikasyon odaklı dönüşüm hedeflediğini belirtti. Mevcut politikaların devam etmesi durumunda 2040’ta günlük 1,2 milyon varile ulaşması beklenen ham petrol ihtiyacını 720 bin varile, 77 milyar metreküpe çıkması öngörülen doğalgaz tüketimini ise 57 milyar metreküp seviyesinde tutmayı amaçladıklarını açıkladı. Bu vizyon çerçevesinde tahmin edilen 500 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 200 milyar dolarının kamuya ait enerji ve madencilik şirketleri aracılığıyla hayata geçirilmesi planlanıyor.
Finansman konusunda Körfez ülkeleri ve Batılı kuruluşlardan ilgi gördüklerini belirten Bayraktar, özellikle nükleer enerji yatırımları için Dünya Bankası gibi kuruluşlarla işbirliği gerçekleştirdiklerini aktardı.
KÖMÜRDEN ÇIKIŞTA ADİL GEÇİŞ HEDEFİ
Kömür sektöründe 30 binden fazla kişinin çalıştığını hatırlatan Bayraktar, enerji dönüşümünde çalışanların istihdamını sağlayacak bir geçiş sürecine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Doğalgaz ve nükleer enerjinin alternatif kaynaklar arasında yer aldığını belirten Bayraktar, dönüşümün 10 ila 15 yıl sürebileceğini söyledi. Madencilik çalışanlarına yeni beceriler kazandırmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlarla birlikte çalışmalar yürütüldüğü bilgisini verdi.
2040 yılına kadar 10 gigavat nükleer kurulu gücüne ulaşmanın kömürden çıkış açısından kritik olduğunu dile getirdi.
YUNANİSTAN İLE ENERJİ İŞBİRLİĞİNE AÇIĞIZ
Yunanistan ile enerji alanında ortak projeler geliştirmeye hazır olduklarını belirten Bayraktar, Türkiye’den Kıbrıs’a deniz altından elektrik kablosu döşemek istediklerini anlattı. Projenin gerçekleştirilmesiyle Ada’daki fuel-oil santrallerinde elektrik üretiminin durdurulmasının hedeflendiğini ifade etti. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin itirazları nedeniyle bağlantıya onay verilmediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin, deniz altı bağlantısı aracılığıyla GKRY’ye elektrik satmak isteyen şirketlere kapasite tahsis edilmesini önerdiğini ancak bu teklifin reddedildiğini kaydetti.
Türkiye’den Kıbrıs’a doğalgaz boru hattı döşenmesi gündemlerinde olduğunu belirten Bayraktar, Doğu Akdeniz’de keşfedilecek gazın Ada üzerinden Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya aktarılabileceğini aktardı.
BANGLADEŞ VE SUDAN’DA YENİ PROJELER GÜNDEMDE
Bayraktar, TPAO’nun Bangladeş’teki sahalara ilişkin ruhsatlandırma ihalelerinin Mart 2027’ye ertelendiğini ifade ederek, Türkiye’nin bu sahalara ilgisinin sürdüğünü belirtti. Farklı ülkelerden yeni teklifler aldıklarını söyledi. Jeolojik koşullar ve yatırım şartlarının uygun olması durumunda yeni projelere katılabileceklerine değindi. Sudan ile madencilik, petrol, doğalgaz ve elektrik üretimi alanlarında görüşmeler yapıldığını dile getirdi ve “Sudan, Türk şirketlerinin önümüzdeki dönemde kesinlikle daha fazla faaliyette bulunacağını göreceğimiz ülkelerden biri.” dedi.
CEZAYİR İLE DOĞAL GAZ ANLAŞMASI YENİLENECEK
Gaz alımında rekabetçi fiyatın önemli olduğunu ifade eden Bayraktar, Rusya’dan doğalgaz alımının azalmasıyla birlikte ABD’den tedarikin artmasının fiyat rekabeti ile bağlantılı olduğunu açıkladı. “Daha ucuz gaz, pahalı gaz karşısında rekabet avantajı elde eder.” değerlendirmesinde bulundu.
TRANS-HAZAR PROJESİNE GÜÇLÜ DESTEK
Bayraktar, Avrupa’nın 2027’de Rus LNG’si ve boru gazı ithalatını sonlandırma planları doğrultusunda Türkiye’nin Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde daha önemli bir rol üstlenebileceğini belirtti. Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı’nın (TANAP) yıllık kapasitesinin büyük bir kısmının kullanılmadığını söyledi. Azerbaycan’daki üretim düşüşü nedeniyle yeni gaz kaynaklarına ihtiyaç duyulmakta olduğunu aktardı. Türkmenistan gazının Türkiye’ye ulaştırılması için Trans-Hazar projesine destek verdiklerini bildirdi. Türkmenistan gazının İran üzerinden takas anlaşmasıyla Türkiye’ye nakline yönelik çalışmaların ABD-İran gerilimi nedeniyle durduğunu belirtti.
AKKUYU’DA İLK FİZİKSEL BAŞLATMA İÇİN YIL SONU HEDEFİ
Sinop ve Trakya’da kurulması planlanan nükleer santraller için Kanada, Güney Kore, Çin ve Rusya’dan şirketlerle görüşmelerin sürdüğünü belirten Bayraktar, finansman imkanlarının projelerin hayata geçirilmesinde belirleyici olacağını ifade etti. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ise ulusal ve uluslararası kuruluşların denetiminde yüzlerce testin devam ettiğini söyleyerek önemli bir testin başarıyla tamamlandığını aktardı. İlk fiziksel başlatmanın aralık ayı gibi gerçekleştirilmesi planlanıyor.
RUSYA’DAN MOTORİN TEDARİKİ ÖNEMLİ BİR SEÇENEK
Küresel motorin piyasasında arz sıkışıklığı yaşandığını belirten Bayraktar, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin uluslararası petrol ticaretini etkilediğini ifade etti. Türk şirketlerinin Rusya’dan motorin tedarik etmeye başladığını düşündüğünü belirtti.
COP31’DE İKLİM HEDEFLERİNE DİKKAT ÇEKİLECEK
Türkiye’nin küresel karbon emisyonlarındaki payının %1,1 olduğunu hatırlatan Bayraktar, iklim değişikliğiyle mücadelede büyük ekonomilerin de sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin emisyonlarını düşürmesinin tek başına küresel ısınmayla mücadelede yeterli olmayacağını belirten Bayraktar, Antalya’da düzenlenecek COP31’de bu konuya dikkat çekeceklerini açıkladı.